Op.Dr.Sonay İSENLİK Op.Dr.Sonay İSENLİK Toplam Yazı: Array Tüm Yazıları

NORMAL DOĞUM MU? SEZARYEN Mİ?

Yayın Tarihi: 09/05/2017 11:28

DOĞUM ŞEKLİ NASIL OLMALIDIR? NORMAL DOĞUM MU? SEZARYEN Mİ?

Tıp alanında bu kadar ilerleme yok iken, şehirlerde yaşam yoğunluğu bu derece artmamışken, devlet ya da özel hastane kurumları bu kadar fazla değil iken, iyi yetişmiş sağlık personeli sayısı bu derece  değil iken bu soruyu yani doğum şekli nasıl olmalıdır sorusunu henüz soramıyorken doğum hep/genellikle normal vajinal yoldan gerçekleşiyordu. 

Günümüzde bu soruyu gündeme almanın sorumlusu biraz biz hekimler olduğu gibi bir kısmıda hayatta karşımıza çıkan seçenek bolluğu durumudur. Yani koşullar ve yaşanan süreç bir bütün olarak ele alınarak değerlendirilmelidir. Açıklamaya bu şekilde başlamamın sebebi benim de hastalarımdan duyduğum “ eskiden kadınlar nasıl doğuruyormuş şimdi sezaryen modası çıktı” şeklindeki yakınmalarıdır.

Evet işin doğalı, doğanın kadın bedenine bahşettiği özellikleri ve yaradılışı vajinal doğuma yani normal doğuma yöneliktir. Ama her insan, her kadın ve anne karnında ki her bebeğin değerli olduğunu düşünürsek ki bu durumdan hepimiz hemfikiriz, geçmişe göre anne ölümleri, bebek ölümleri oranı son derece azalmıştır.  Sezaryen oranlarının artmasının geçmişe nazaran en önemli sebeplerinden birisidir. Yine de şu gerçekliği söylemeden geçemiycem; searyen bir doğum şekli değildir, tıbbi zorunluluktan yapılması gereken bir kurtarma operasyonudur.

Sezaryen oranlarının günümüzde artmasının birçok nedeni bulunmaktadır. Bunlar arasında kadınların eskiye nazaran daha az sayıda doğum yapmaları, doğumu geç yaşlara ertelemeleri, sezaryen ile daha iyi müdahale edilebilecek anne ve/veya fetüsteki problemlerin tespitinde kullanılan yöntemlerin artması ve bu konuda tecrübeli sağlık personelinin artması, vakum-forceps gibi zor doğumlarda kullanılan aletlerin artık çok sık kullanılmaması, daha önce sezaryen ile doğum yapmış kadınların yine sezaryen ile doğum gerekliliği anlayışı nedeniyle sezaryen oranları artmıştır.

Bir de isteğe bağlı sezaryen durumu vardır ki kadınların tamamen tercihi ile yapılmasıdır. Anne adayının vajinal doğum sürecinden korkması/korkutulması, bu süreç içinde kendine güvenmemesi, uzun sürebilecek eylemi çekmek istememesi, bebeğini en ufak risk altına sokmak istememesi ile normal doğumun uzun dönem sonrası oluşabilecek negatif etkilerinden (rahim ve mesane sarkması gibi) kaçınma isteği üzerine yapılmaktadır.

Sezaryen öncelikle karın ön duvarına daha sonra da rahme yapılan cerrahi kesi ile bebeğin dünyaya getirilmesini sağlayan bir operasyondur.  Anne adaylarının kendisi yada bebeği ile ilgili bir durum sözkonusu olmadığı sürece her zaman vajinal doğuma yönelmesi ve bu şekilde doğum yapması en sağlıklısıdır. Sezaryen gerektiren durumlar ise şu şekilde sıralanabilir:

·         Doğum yolunu tıkayan kitle varlığı

·         Çoğul gebelikler, yapşık ikizler

·         Annede aktif genital herpes enfeksiyonu

·         Bebeğin kordonunun sarkması

·         Bebeğin eşinin yani plasentanın rahim ağzını kaplaması ve normal doğuma izin vermemesi

·         Plasentanın erken ayrılması

·         Bebeğin doğum eylemi sırasında strese girmesi

·         Doğum eyleminin ilerlememesi

·         Bebeğin başı ile annenin doğum yolu arasında uyumsuzluk olması (halk arasında çatı darlığı denilen durum bir önektir.)

·         Bebeğin biran önce doğurtulması gereken durumlarda normal doğum gerçekleşmedi ise ( gelişme geriliği olan bebekler, annede tansiyon ve şeker hastalığının varlığı ve komplikasyonlarının oluşması, bebeğin etkilendiği kan uyuşmazlığı durumu, bazı  doğumsal defekti olan bebeklerde ) doğum sezaryen ile tercih edilir.

·         Bebeğin iri olması

·         Bebeğin baş dışında bir bölgesi ile kanala giriyor olması (makat, transvers, oblik geliş gibi)

·         Rahim duvarına daha önceden yapılmış kesiler nedeniyle(mesela myom ameliyatı olması yada sezaryen olmak).

Normal doğum eylemi rahim ağzında açıklık ve silinme yani yumuşama ve incelmeye yol açan düzenli ve etkili kasılmalar sonucu fetüsün rahimden dışarı atılma süreci olarak tanımlanmaktadır. Eylem sırasında fetüsün anne pelvisinde başarılı olarak ilerleyebilmesi üç değişken arasında kompleks etkileşime bağlıdır:

·         Uterin aktivite yani kasılmalar--- GÜÇ

·         Fetüs---- YOLCU

·         Anne pelvis---- YOL

Normal doğumun gerçekleşebilmesi için yeterli güçte ve sıklıkta kasılmaların rahim ağzında açılmaya yol açması gerekmektedir. Bu kasılmalar aktif eylemde 2-5 dakikada bir gelen 50-60 saniye süren kasılmalardır. Fetüs ise kasılmarın meydana getirdiği rahim ağzındaki açılma ile uygun pozisyonda girdiği yolda ilerlemekte ve doğum gerçekleşmektedir. İlk doğumda ortalama eylem süresi 10 saat iken, daha önce doğum yapmış kadınlarda 5-7 saat sürmektedir.

Doğum sürecini nasıl yaşarsanız yaşayın bebeğiniz ve siz sağlıklı bir şekilde kavuştuğunuzda yaşanılan herşey unutuluyor ve hayatınızın en değerlisi ile karşılaşıyorsunuz. Bebeğiniz normal doğum eylemi sırasında kasılmaların getirdiği sancılı süreci çekmeye değer. Üstelik günümüz koşullarınızı düşündüğümüzde normal doğum yapmak bir fark yaratmakta ve başarı öyküsü yazdırmaktadır.

Sağlıklı gebelik ve doğum süreci diliyorum.

Dr. Sonay isenlik

YORUMLAR
Güvenlik Kodu
Close Icon
Hiç kimse henüz bu habere yorum yapmadı