Op.Dr.Sonay İSENLİK Op.Dr.Sonay İSENLİK Toplam Yazı: Array Tüm Yazıları

Adet kanaması ile ilgili doğru bilinen yanlışlar...

Yayın Tarihi: 23/10/2017 09:37

Adet kanaması nasıl olur, neden olur, adet kanı siyah geldi sorun mu?

Birçok soru ile sosyal medya ve diğer elektronik ortamlarda karşılaşmaktayım. Bu nedenle adet  kanaması ile ilgili bir yazı sizlerle paylaşacağım.
Tarih boyunca adet kanaması ve adet gören kadın ile ilgili birçok görüş ve inanış olmuştur; ki bu görüşler genellikle kötü yöndedir:

 

  • Kötü ruhlar tarafından ele geçirildiği
  • Adet kanı ile temas halinde tohumların kuruduğu, ağaçlardaki meyvelerin döküldüğü
  • Hayvanların bu kan ile teması halinde öldüğü, köpeklerin çıldırdığı
  • Deva bulunmaz hastalıklara neden olduğu
  • Adet gören kadının aynaya baktığında aynanın kırıldığı, o aynaya bakanların büyülendiği….. Gibi birçok hikaye tarih sayfalarına geçmiştir.

Neredeyse her yer de adet gören kadın dışlanmış, izole edilmiş, yiyeceklere dokunması yasaklanmıştır. Modern çağ da adet kanaması ile ilgili bilgiler ne kadar artsa da bu duruma karşı geliştirilen olumsuz  tavrı anlamak  zor olmadığı gibi değiştirmek oldukça zor olmaktadır.
Üreme insan soyunun ve diğer canlıların soyunu devam ettirmesi için gerekli bir süreçtir. İnsanlarda üremeden sorumlu organlar  kadınlarda rahim ve yumurtalıklar, erkeklerde testislerdir. Anne karnındaki dişi fetüsün gebeliğin 16-20 haftalarında her iki overinde yaklaşık 6-7 milyon yumurta hücresi vardır. Doğuma yaklaştığında dişi fetüste ortalama 2 milyon yumurta ile doğar. İlk adet kanamasının olacağı puberte dönemine geldiğinde ise bu sayı ortalama 300.000’ne geriler. Yumurta sayısı anne karnından doğarken kişilere özgüdür. Yumurta rezervi olarak adlandırılan bu havuz kimi kadınlarda ortalamanın üstünde kimisinde ise altında olabilir. Yumurtalıklarda ki yumurtalar ilk adet kanaması dönemine kadar sessiz olmakla birlikte sayı olarak giderek azalır. İlk adet kanamasından menopoz sürecine kadar yani kadının üreme çağı boyunca ortalama 400 yumurta ovulasyona uğrar yani yumurta döllenmeye hazır olmuş şekilde atılır. Ve kadın “ay hali”, “adet dönemi”, “regl”, “mensturasyon dönemi” olarak nitelendirilen aylık genelde düzenli şekilde görülen yumurtlama ve adet kanaması görme dönemini yaşar. Aslında vücudumuz yani üreme ile ilgili organlarımız rahim ve yumurtalıkla her adet döneminde gebelik ihtimali üzerinden hazırlık yapar. Yumurtalıklarda ilkel formdaki yumurtalar olgunlaşma sürecine girer. Bu süreçte beyin içerisinde yer alan hipofiz ve hipotalamus bezlerinden uyarıcı hormonlar salgılanır. Bu hormonlara cevap olarak yumurtalık içerisinde bulunan bir kısım yumurtalar hazırlığa başlar ve yine hormon üreterek bir yandan beyindeki ilgili bezlere cevap oluşturur diğer yandan rahim iç duvarını “endometrıum” gebelik için uygun ortam oluşturmak üzere hazırlar. Olgun yumurtanın atılması sonucu (bu süreçler hormonal ve biokimyasal maddelerin etkileşimi ile gerçekleşir) ortamda sperm bulunması halinde döllenme gerçekleşir ve gebelik ile sonuçlanır. Sperm bulunmaması durumunda döllenme olmaz ve hormonal cevapların giderek azalması ile rahim iç duvarındaki hazırlık bozulmaya başlar. Rahim iç duvarında yani endometrıumda gebelik için bol damarlı bir tabaka oluşur. Hormonal ve biyokimyasal süreçler sonunda gebeliğin oluşmaması nedeniyle bol damarlı tabakada ki damarlarda kırılmalar olur ve kanama süreci başlar ve yeni bir yumurta olgunlaşma süreci tekrar başlar.


Geçmişten günümüze kadınların adet görmesi ile ilgili olumsuz düşünceleri  bir kenara atabiliriz.  Adet görmek üreme çağında ki bir kadın için oldukça doğal bir süreçtir. Yine geçmişe dayanan kötü olumlamalar nedeniyle günümüzde kadınların neredeyse %90’ı her ay pis kan akıttıklarını ve temizlendiklerini düşünürler. Evet rahim duvarında yeni bir dönem ve tazelenme oluyor fakat pis kan akıtma inanışı da son derece yanlıştır. Gebelik olmadığı için kanama süreci yaşanmaktadır.
Adet kanaması ile ortalama ilk 24 saat içinde rahim iç duvarındaki dökülmenin büyük çoğunluğu atılır. Bu nedenle ilk günler biraz daha yoğun sonra giderek azalır şeklide kanama olur. Bir kadın ortalama 28 günde bir adet kanaması yaşar diye bilinse de yaklaşık %15-20’sinde süreç bu şekildedir. Geri kalanında ise yine ortalama 24-35 günde kanama yaşanır. %1 ‘inden daha azı 21 günden kısa ve 35 günden daha uzun süre adet görür.
Adet kanı ortalama 2-8 gün sürer, tüm adet boyunca 30-80 ml arasındadır,  rengi koyu ve pıhtılaşma göstermez.  Pıhtılaşma gösteren kadınlarda herhangi bir nedenle fazla kanama olmaktadır ve muayene olmakta yarar vardır. 8 günden daha uzun süren kanamalar da da nedene yönelik araştırma için jinekoloğunuza başvurmanız gerekir.


Adet kanı siyah başlaması ya da bitiminde siyah lekenmeler olması  özellikle genç kızları korkutmaktadır. Siyah yada kahve telvesi gibi olmuş görünüm eskimiş kanı gösterir. Yani kanama bitmiş ama rahim içinden en dışarı pedinize gelene kadar geçen süre de kan eskime nedeniyle koyu renk almaktadır. Korkulacak bir durum değildir. Uzun süren veya ara kanama şeklinde lekelenmeler olması durumda muayene olabilirsiniz.
Antalya Konyaaltı bölgesinde yer alan Konyaaltı Kadın Doğum Kliniği olarak adet kanaması ve düzensizlikler ile ilgili yaşadığınız sorunları ve sorularınızı birlikte tartışabiliriz. Konyaaltı Kadın Doğum Kliniğinde uygun tedaviniz düzenlenerek ve en güncel bilgiler belirtilerek muayeneniz yapılır. Biliyorum ki kadınlar ve genç kızlar kadın doğum muayenesinden hep çekinmekte ve gelmemek için bahaneler üretmektedir. Farkımızı Konyaaltı Kadın Doğum Kliniğine geldiğinizde anlayacak ve kesinlikle korkulacak bir muayene olmadığına karar vereceksiniz.
 

YORUMLAR
Güvenlik Kodu
Close Icon
Hiç kimse henüz bu habere yorum yapmadı