Murat SEYİRCİ 'Seyir Defteri' Murat SEYİRCİ 'Seyir Defteri' Toplam Yazı: Array Tüm Yazıları

Oğlumun soruları…

Yayın Tarihi: 09/10/2017 11:10
Küçük yaşlarda erkek çocuklarımıza ilk öğrettiğimiz şeylerden biri değil midir futbol takımı ismi.
Bir babanın gururudur oğlu, kimilerine göre onurudur tuttuğu takım. 
 
Fanatikseniz takımınızın yenilmeye hakkı yoktur.
Yenildiğinde ise küfür arşivimizde ne varsa çıkartırız meydana.
Çünkü hepimiz teknik direktörüz, hepimiz futbolcuyuz.
Toplum böyle olunca, sabırsızlık iliklerimize kadar akınca, oğlum sorar babasına... 
 
Oğlum ile birlikte yaptığımız pek çok eğlencenin yanına futbol izlemeyi de eklerim.
Futbol benim için bir eğlence, oğlum içinse bir merak. 
 
Baba, Galatasaray’ın rengi neden sarı-kırmızı?
Baba, Antalyaspor – Galatasaray maçında hangi takımı tutuyorsun?
Baba hem Antalyaspor’u, hem Konyaspor’u, hem Galatasaray’ı aynı anda nasıl tutuyorsun? 
Baba, ofsayt ne demek? Baba, kaleciler neden farklı renkte forma giyer? Tüm bu soruları cevaplandırırken gösterdiği merak bana o kadar keyif veriyor ki… Tek tek cevaplandırırken sorularını, oğlum ise ‘inşallah fark etmez’ dediğim gerçeğimizi soru cümlesine dönüştürüveriyor. 
 
Maç spikeri anlatıyor…
Galatasaray Fernando Muslera ile oyunu başlatıyor. Mariano’dan Maicon’a pas. Maicon’un
Ndiaye gönderdiği top Belhanda’ya geliyor.Belhanda’dan Fernando’ya müthiş pas. Solda
Rosrigues boşa kaçıyor, Feguli ise sağa geçti. Top tekrar Belhanda’da. Lines’te atağa katıldı.
Gomis ise ceza sahası içinde top istiyor. Belhanda rakibe topu kaptırdı kademeye ise Serdar
Aziz girdi. 
 
Serdar Aziz kademeye girer de benim oğlum babasına yakın markaj yapmaz mı?
Baba Serdar Aziz Türk değil mi?
Evet babacım Türk
Baba…
Efendim oğlum…
Galatasaray Türk takımı değil mi?
Evet babacım Türk takımı…
Baba o zaman neden bir tane Türk futbolcusu oynuyor?
Babacım Türk takımlarında yabancı oyuncularda oynayabilir. Türk futbolcular kendini
yetiştirmediği için oynayamıyor. Onlarda senin gibi yemek yemedikleri için güçlenemiyor.
Bu yüzden oynamıyorlar’ diye kaçamak ve birazda yemeğe özendirici bir cevap versem de…
Verdiği cevap benim maç keyfimi bitirse de… 
 
Oğlumun, ‘baba bana köfte yapar mısın’ demesi aslında acıktığı için kurduğu cümle değil,
içinde bulunduğumuz içler acısı halimize isyan eden haykırışı gibiydi.
O’nun belki hayalinde futbolcu olmak yoktu ama görmek istediği manzara da bu muydu?  
Sahi biz yeteneksiz bir toplum muyuz? 
 
Hayata ve yeteneklerinize Seyirci kalmamanız dileğiyle.
YORUMLAR
Güvenlik Kodu
Close Icon
Hiç kimse henüz bu habere yorum yapmadı