Hakan İPKİN Hakan İPKİN Toplam Yazı: Array Tüm Yazıları

İran Protestoları

Yayın Tarihi: 02/01/2018 09:17

İran Protestoları

İran 29 Aralık itibari ile bir iç karışıklık yaşamaya başladı. Kimileri bunu Gezi direnişine benzetiyor, kimileri de dini baskılardan sıkılan halkın ayaklanması olarak görüyor.Ben bu yazımda sizleri, kendi görüş açımdan bilgilendirmeye çalışacağım.

Olayların başlangıcı İran’ın 2. Büyük şehri Meşhed, olaylar Cuma günü başlayıp, ülke geneline yayılmış gibi olsada, aslında 2015 başlarından itibaren, Meşhed’de ara ara protestolar şeklinde zaten vardı. Dışarıdan bakıldığında insanlar olayların, dini yönetimsel baskılardan bunalan halkın protestoları gibi görsede işin aslı ülkenin yönetim biçiminden çok, halkı derinden etkileyen ekonomik olaylar. Çünkü Meşhed yapı itibari ile Şiiliğin kutsal kenti sayılır, orada dini yönetimi protesto etmek, cumartesi gecesi Kaleiçi’nde toplanıp şeriat istiyoruz demek gibi bir şeydir.

Bu açıdan bakıldığında, bizim bu işin arkasında Amerika var vb. komplocu genlerimizi, hayal kırıklığına uğratıyoruz. Yani, bu protestolar tamamen ekonomik olaylardan dolayı başladı. Ahmedinecad döneminde izinsiz olarak borç veren kuruluşlar aşırı derecede yayılmıştı. Ahmedinecad’dan sonra gelen Ruhani ise, finsans sektörünü düzeltebilmek adına, ülkenin en büyük 3 kredi şirketini kapattı. Bunlardan birisi Mizan adlı şirketti, bu şirkette Meşhed şehrinden 1 milyon kişinin hesabı bulunmaktaydı. Devlet her ne kadar vatandaşın parasını güven altına aldığını söylese de, bir çok kişi hala paralarını alamamış durumda. Tüm bunların yanına hayat pahalılığı da eklenince protestolar başlıyor.

Yani olaylar tamamen ekonomik sebeplerden dolayı başladı, şimdi sıra da ise bizim komplocu genlerimizin söyledikleri var. Komplo teorisi, Türk Dil Kurumu’na göre; Bir kimse, kuruluş veya ülkeye karşı gizlice, zarar verici tuzak kurulduğu varsayımına dayanan düşüncelerin tümü demektir. Her Türk evladı gibi dış güçler denince hemen Amerika gelir aklımıza, aslında haksız da sayılmayız. Dünyanın jandarması rolüne bürünmüş ve bu rolü için yılda yaklaşık 650 milyar dolar para harcamaktan çekinmeyen bir devlet.

Kendisine 11670 km mesafede ki, Irak Halkına “demokrasi” getirmek için asker gönderen bir ülkeden bahsediyoruz. İran orta doğuda her zaman sağlam durmuştur, Irak gibi Suriye gibi olamayacak kadar devlet kültürüne bağlı bir toplumdur. Yıllarca ambargo yolu ile terbiye edilmeye çalışsa da, İran emperyalist güçlere karşı hep sağlam durmuştur. Bölge de, İsrailoğulları için ciddi tehdit oluşturmaktadır. Şuan da Amerika’nın başında bulunan, hiçbir şekilde ne yapacağı kestirilemeyen bir adam olan Trump, İsrailoğullarını o kadar çok destekliyor ki, adeta başkan olduğu için bir vefa borcu ödüyor.

İran dünyada ki petrol rezervlerinde 5. Doğalgaz rezervlerinde ise 2. Sırada bulunuyor. Bu da emperyalist güçlerin iştahını kabartıyor. Ortadoğu da, Amerika tarafından kurulmaya çalışılan dengede, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri şuan için Trump tarafından verilen görevi aynen yerine getiriyor. İran’da başlayan barışçıl ekonomik protesto gösterileri de, Trump önderliğinde BAE, Suudi Arabistan ve İsrail için bulunmaz bir fırsat oldu, Mossad ve CIA oralarda cirit atarak halkı galeyana getiriyor ve İran’ı içten yıkmaya çalışıyor.

Ancak Iran ve Türkiye’nin ortak bir özelliği devlet geleneklerine bağlı olmalarıdır. İran bu ayaklanmadan güçlü olarak çıkacaktır. Bu aralar yüksek rütbeli İran’lı askerlerin suikast haberleri de gelebilir. Hatta Mossad’ın Kasım Süleymani ve Muahhmed Reza Ferahzade için suikast hazırlığında olduğu dillendirilmeye başlandı. Tabi ki klasik taktik olarak hedef saptırma da olabilir yani dikkatleri o iki isme çekip çok farklı birine de suikast yapılarak, bunun sorumluluğunu da göstericilerin üzerine atabilirler.

Amerika ve İsrail, basın aracılığıyla göstericilere açık destek verirken, Rusya tarafından ise beklenen açıklama geldi. Kremlin olayların İran’ın iç meselesi olduğu ve kendi içinde çözüme kavuşturulması gerektiğini açıkladı. Anlaşılacağı üzere orta doğuda kurulmaya çalışılan dengede Amerika ve Rusya yine karşı karşıya geldi. Biz bu durumda İran’ın yanında olmalıyız. Irak, Suriye derken İran ve Türkiye’yi karıştırmaya çalışan güçler karşısında, sağcısı-solcusu, hükümeti-muhalefeti 15 Temmuz direnişinde olduğu gibi bir olmalıyız, tek bir ağızdan konuşmalıyız.

Sağlıkla kalın.

YORUMLAR
Güvenlik Kodu
Close Icon
Hiç kimse henüz bu habere yorum yapmadı