'Bizim Dünyamız' Cevat ALP 'Bizim Dünyamız' Cevat ALP Toplam Yazı: Array Tüm Yazıları

Karaca'dan hayat dersleri...

Yayın Tarihi: 07/11/2017 18:00

KARACA’DAN HAYAT DERSLERİ…

Gazeteciler; gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini
samimiyetle yazmalıdırlar…
M. Kemal ATATÜRK  (1929)

YOLUMUZU AYDINLATAN SÖNMEYEN IŞIĞIMIZ…

_______________________________________________________________________________________________

"PARAM VAR AMA TÜKETMEYE HAKKIM YOK!"

Böyle diyor ünlü Karaca markasının ve Tema Vakfı’nın kurucusu…
Ömrünün önemli bir bölümünü doğamızın korunması adına “Türkiye Çöl Olmasın” sloganıyla toprak erozyonunun
önlenmesi için başlattığı ağaç dikme seferbeliğine adayan…

Bugün 95 yaşında olan ve adı “Toprak Dede” olarak anılan Hayrettin Karaca ile yapılan bir söyleşi düştü e-mail
adresime geçen hafta…

Çok etkilendiğim ve bireysel olarak hepimizi doğrudan ilgilendiren bu söyleşiyi “Karaca’dan Hayat Dersleri” başlığı ile
köşeme uyarlayarak sizlerle paylaşmak istedim…

Her satırı derslerle dolu bu söyleşiyi umuyorum beğeneceksiniz ve gerekli dersleri alacaksınız…

Ve işte o söyleşi başlıyor…

***


SEMBOLLEŞEN KIRMIZI SÜETERİ İLE:
Kırmızı süveteri delik deşik olmasına rağmen hala üzerinde…
Ayakkabısı da yamalı… Sökük paltosunu, pantolonunu,
yakalarını ters-yüz ettiği gömleklerini yıllardır kullanıyor

____________________________________________________________________________________________________

10 yıldır üzerine hiçbir şey almadığını belirten Karaca markasının
veTema Vakfı’nın kurucusu Hayrettin Karaca
“Param var ama tüketmeye hakkım yok” diyerek ‘al tüket ve yok et’ diyen tüketim toplumuna açtığı savaşla gurur
duyuyor...

.

GÖZÜ AÇLARI DOYURMAK ZOR

Dünyada tüm insanları doyuracak kadar yiyecek olduğunu ama gözüaç olanları doyuracak hiçbir şeyin olmadığını
söyleyen Karaca, Türkiye’de bir zamanlar fakirleri aç bırakmayan kültürün nasıl yok olduğunu hüzünlenerek anlatıyor…

Televole kültürünün karşısında birtakım değerlerin yok olduğunu söyleyen Karaca, çocukluk günlerinin “komşuyu aç
bırakmayan”
kültürünün yeniden dirilmesiyle, açlıkla savaşılabileceğinin altın çiziyor…


“TOPRAK DEDE” UNVANLI BÜYÜK EFSANE:

Bugün 95 yaşında olan ve ömrünün önemli bölümünü uzun yıllardır mücadele ettiği “Türkiye Çöl Olmasın”
sloganıyla toprak erozyonunun önlenmesi için başlattığı ağaç dikme seferberliğine adayan “Toprak Dede”
unvanıyla anılan yaşayan büyük efsane

________________________________________________________________________________________________

“Dünya ikiye bölünmüş artık. Gözü açlar ve karnı açlar. İşte o gözü açları doyurmayacağız. Bunların farkına
küçükken vardım… Dilim, kültürüm gidiyor... Bağımsız bir Türkiye değiliz artık… En büyük acımız geri
getiremediğimiz o kültürümüzdür.”
diyen Karaca şöyle konuşuyor:

“Ben bir kasaba çocuğuyum. Varlıklı bir ailenin çocuğuydum…
Ama herkes eşit şartlarda oynardı sokakta. Bütün çocuklar gibi ben de yalınayak oynardım. Akşam olduğu zaman annem
seslenirdi, avucuma bir kap sıcak yemek koyarlardı. Kulağıma eğilip, ‘komşu anneye götür’ derdi…

Etrafımızda bizi duyacak kimse yoktu ama bu bana verilen ‘aman kimse görmesin Hayrettin’ mesajıydı. Komşu annenin
yağını, odununu kim alır, kimse bilmezdi. Paylaşma düzeni vardı, o kültürdü. Savaştan çıkmış bir Türkiye’de ‘fakirim’
diyen çoktu ama ‘açım’ diyen yoktu. Oradan aldım bu kültürü. Kaybolan budur, giden budur. Ama Anadolu’yu gezerken
görüyorum ki, bu değerleri hala yaşatanlar var…”

EN BÜYÜK TEHLİKE GIDADA


ASIL SIKINTI GÖZÜ AÇ OLANLAR:
“Dünya ikiye bölünmüş artık… Gözü açlar ve karnı açlar… İşte o gözü açları doyurmayacağız… Dünyada tüm
insanları doyuracak kadar yiyecek var ama gözü aç olanları doyuracak hiçbir şey yok maalesef”

________________________________________________________________________________________________________

KARACA: Utanıyorum. Tüketim toplumunun rezalet hale geldiğine Akmerkez’in önünden geçmeye utanıyorum, nedir bu
ışıklar, bu rezalet… ‘Yılbaşı’ demek, ‘al, tüket, yok et, yaşamı mahvet’ demek. O yüzden bu yırtık kazağı gururla
taşıyorum üzerimde. Global ekonomi insanları kullanıyor. Ama bakın beni kullanamıyor, çünkü izin vermiyorum. Çok da
mutluyum. Bunu elimden hiç bir güç alamaz. İnanç her şeyi halleder” diye ekliyor…

“Açlıktan ölen her çocuğun katilleri vardır” diyen Karaca, ihtiyacından çok tüketerek sınıf atlamaya çalışanları suçluyor.
Karaca, “Bugünkü tüketim iki katına çıktığı gün, belki dünyada yaşam olmayacak…
En büyük tehlike gıdada.Bir Amerikalı çocuk doğduğunda 30 çocuğa eşdeğerde dünya nimetlerini alıp götürüyor”
diyerek dünyanın düştüğü durumu gözler önüne seriyor...

OKUMAMAK CUMHURİYETE İHANETTİR

Cep telefonu kullanmadığını, 5 yıldır tv izlemediğini belirten Karaca:
“Okumakla mükellefim. Olanın olmayana, bilenin bilmeyene borcu var. Malını mülkünü verirsin orada biter borcun.
Mesela Yalova’daki botanik bahçemi vakıf yaptım ama borcum bitmedi topluma. Şimdi borcumu bilgi sahibi olarak
ve bunu aktararak ödüyorum. Okumak ibadettir. Okumamak cumhuriyete ihanettir.”

Oğlunu, eşini ve annesini kaybeden Hayrettin Karaca, “Acılar karşısında isyan ederek hiçbir şey kazanamazsınız,
elde olan bir şey değil çünkü bu. Ben acıyı da, mutluluğu da kabulleniyorum. Ama acılar hafızadan hiç çıkmaz”

diyerek hüzünleniyor...

185 MİLYON AFRİKALI ÖLME RİSKİNDE

BATSIN BÖYLE ADALETSİZ DÜNYA:
Yetersiz beslenmeden kaynaklanan ölüm riski altında yaşayan Afrikalıların sayısı 185 milyon... Kara kıtada her yıl 
beş yaşının altında ortalama beş milyon çocuk ölüyor
________________________________________________________________________________________________

185 milyon Afrikalının her gün açlıktan ölme riski ile yaşıyor olmasının kabul edilemez bir adaletsizlik olduğunu altını
çizen Karaca, dünyanın durumunu değerlendirirken, şu yorumlarda bulunuyor:

“Birleşmiş Milletler 2004 Kalkınma Raporu’na göre, Afrika’da 323 milyon insan günde 1 dolardan az bir gelirle
geçimini sağlıyor. Temiz su kaynağından mahrum 273 milyon kişi bulunmakta. İlkokul çağında okula gidemeyen 44
milyon çocuk var.

Yetersiz beslenmeden kaynaklanan ölüm riski altında yaşayan Afrikalıların sayısı 185 milyon. Her yıl beş yaşının
altında ortalama beş milyon çocuk ölüyor. Zengin ülkeler yıllık gelirlerinden yüzde 0,7’sini kurtarma amaçlı projelere
yönlendirseler bu sorunların hepsi ortadan kalkabilir.”

“Benim de vardı 40 tane kravatım. O zaman 30 yaşındaydım. Ben de tükettim, ama bilerek yapmadım bunu.” diyen Karaca,
“Artık farkına vardım bunun. Ne zamandır alışveriş yapmadığımı hatırlamıyorum, kendime sadece kitap alıyorum.
Nedir benim ihtiyacım? Doymam, sağlığım, barınmam, kuşanmam; bunun dışında hiçbir şey tüketmeye hakkım
yok…

Gömleklerim var, yakası çevrilmiştir, ayakkabılarıma bakarsanız, altı yamalıdır. Dokuz senedir bu pantolonu giyerim,
paltom yırtıktır. Param var ama tüketmeye hakkım yok! Bunu herkes yapabilir. “bir” çok güçlüdür…

ATATÜRK BİR KİŞİYDİ

BİR RAKAMI BÜYÜKTÜR:
“Her şey ‘bir’ ile başlar. Atatürk BİR kişiydi… Bir yoksa iki olmaz…
Ben de yakınlarıma bu konuda örnek olmaya çalışıyorum”

_________________________________________________________________________

Tema Vakfı Yayınları’ndan çıkan “dünyanın durumu 2004” raporlarını yorumlayan Karaca şu tespitlerini aktarıyor:..

– Dünyada makyaj malzemesi için yapılan harcama 18 milyar dolar…

– Dünyadaki tüm kadınların üreme sağlığı için gerekli para 12 milyar dolar...

– Avrupa ve ABD’de evde beslenen hayvanların mamasına harcanan para 17 milyar dolar…

– Dünyada açlığın ve yetersiz beslenmenin sona erdirilmesi için gerekli para 19 milyar dolar...

– Parfüme harcanan para 15 milyar dolar…


DÜNYADA TAKDİR, BİZDE NANKÖRLÜK:
Toprakların korunması adına verdiği büyük mücadele nedeniyle Birleşmiş Milletler tarafından da ödüllendirilen
Karaca, kendi ülkemizde ise yargılanmanın şokunu yaşadı

_______________________________________________________________________________________________________

– Evrensel okur - yazarlığın sağlanması için gereken yıllık ek yatırım
5 milyar dolar…

– Deniz seyahatlerine harcanan para 14 milyar dolar…
- Dünyada herkese temiz içme suyu sağlanması için gerekli para
10 milyar dolar...

– Avrupa’da dondurmaya harcanan para 11 milyar dolar…
- Her çocuğun aşılanması için gerekli miktar 1,3 milyar dolar…

– Satışa hazır 1 ton altın elde etmek için 300 bin ton atık üretilir. Başka bir deyişle altın bir alyans için ortaya çıkan atık
miktarı 3 tondur. Bu atıkların çoğu siyanür ve kimyasal maddeler içerir... Yaşadığımız dünyamızı lüks ve ihtişam için yok
etmeye hakkımız yok…

***
Böyle noktalıyor kendisiyle yapılan söyleşiyi Toprak Dede olarak ünlenen Hayrettin Karaca…
Umarım beğendiniz. Beğenmekten ziyade gerekli dersleri almak ve yaşantımız uyarlamak önemli elbet…

__________________________________________________________________

GÜNÜN SÖZÜ:

“Okumak ibadettir… Okumamak cumhuriyete ihanettir...”

Hayrettin Karaca
__________________________________________________________________

GÜNÜN ALKIŞI:


TOPRAK SEVDALISI ÇILGIN İHTİYARLAR:

Topraklarımız üzerinde oynanan oyunlara karşı verdikleri amansız mücadele nedeniyle alkışı fazlasıyla hak ediyor
çılgın ihtiyarlar çiftimiz…

_______________________________________________________________

TEBESSÜM DURAĞI:

Ortak inşaat:

 

Ortak inşaat yaparlar; Oflu, Rizeli, Bayburtlu...
Grup muhteşem!...
Sabah bir bakarlar ki inşaat çükmüş...

Rizeli feryad-ı figan ağlıyor: “Gitti demirum, çeliuğum...”
Bayburtlu ağlıyor: “Gitti kumum, çakılum...”
Oflu ayak ayak üstüne atmış, keyifli: 
“İyi ki çimento komaduk,ha böyle bunlar gibi ağlayacauğudum...”

 

________________________________________________________

 

YORUMLAR
Güvenlik Kodu
Close Icon
Hiç kimse henüz bu habere yorum yapmadı