Site Sinemaları’nın başarılı işletmecisi Kamil Zor başarısının sırrını anlattı

Röportaj - Yayın Tarihi: 11/02/2017 09:58
Site Sinemaları’nın başarılı işletmecisi Kamil Zor başarısının sırrını anlattı

Laura Site Sinemaları’nın başarılı işletmecisi Kamil Zor ile Site Sinemaları’nı, Antalya Film Festivali’ni, Antalya’yı ve kariyerini konuştuk. Başarılı işletmeci en büyük hedefinin insanlara yararlı olmak ve iz bırakabilmek olduğunu belirtirken, başarısının sırrının ise ‘sorundan yana değil çözümden yana olmak’ olduğunu söyledi.  


Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Kâmil Zor. 1978 yılında İstanbul’da doğdum. 1999 yılında Bankacılık eğitimimi tamamladım ve okulu bitirdikten sonra bir süre bankacı ve muhasebeci olarak görev yaptım. Daha sonra eğitimini almış olduğum alanlardan biri olan kuaförlük mesleğini de bir süre sürdürdüm. 2014 yılından bu yana ise Laura Site Sinemaları’nın işletmeciliğini yapıyorum. 3 yıldır Antalya’da yaşıyorum.

Site sinemaları hakkında bilgi verir misiniz?

Site Sinemaları Türkiye’de belli başlı sinema gruplarından bir tanesi ve bu grupların en iyilerinden biri… Türkiye’de yaklaşık 19 tane şubesi var. İstanbul, İzmir, Tekirdağ, Antalya, Sivas gibi büyük şehirlerde sinema salonlarımız mevcut. Kurumsal ve yeniliğe açık şirket. Antalya’da da 2014 yılından bu yana Laura AVM’de hizmet veriyoruz.

Antalya’daki diğer sinemalarla karşılaştırırsak Laura Site Sinemaları’nın özellikleri nelerdir?

En önemli özelliği Antalya’nın en büyük sinema kompleksi olması. 6 salonu var ve 1000 kişilik büyük bir kompleks. Aynı zamanda içinde barındırdığı ayrıcalıklardan bahsedecek olursak oturma alanı, bekleme alanı aynı zamanda teras alanı, kafe alanı ve son olarak yaptığımız çocuk oyun parkı bölümüyle diğer rakiplerimize oranla biraz daha başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz. Yani gelen ziyaretçilerimize burada vakit geçirmeleri için her türlü imkanı sunuyoruz. Sadece sinemaya girip izleme değil; kafe gibi kullanabilecekleri bir alanla beraber çocuklarını rahatça emanet edebilecekleri bir oyun salonumuz mevcut. Ailelerin en büyük şikayetleri arasında çocuklar nedeniyle sinemaya gidememek. Ancak burada aileler 2-3 yaşındaki çocuğunu görevli bakıcı memura bırakıp güvenli bir şekilde film izleyebiliyor. Hem kendisi, hem çocuğu keyifli vakit geçirebiliyor. Bu birçok yerde olmayan bir özellik.

Günlük olarak ortalama kaç kişi ziyaret ediyor Site Sinemaları’nı?

Hafta içi iş ve okul nedeniyle biraz düşük oluyor ancak hafta sonlarımız çok yoğun geçiyor. Özellikle kışın Antalya’da yapılacak en iyi aktivitelerden biri de sinemaya gitmek. Kış aylarında vizyona giren filmlerin çok iyi olması rakamları arttırıyor.

Site Sinemaları’nda zaman zaman gala gösterimleri oluyor. Antalya’ya Türkiye’nin tanınmış oyuncularını getiriyorsunuz. Bu süreç nasıl işliyor ve önümüzdeki süreçte yeni gösterimler olacak mı?

Galalar gerek merkezimiz gerekse de bizim çabalarımızla organize ediliyor. Film vizyona girmeden önce yapımcı şirket yöneticileri ya da oyuncular vasıtasıyla bize teklifler geliyor. Burada tabi Antalya’da yapılacak galalar genellikle burada yapılıyor. Çünkü çok güzel bir karşılama alanımız var. Sinema sektörü de her sektör gibi artık ticarete dönüştü. Bu nedenle de artık çoğu AVM’lerde bulunan sinema salonlarında çok geniş alanlar bulamıyorsunuz. Bizim en büyük avantajlarımızdan biri de bekleme alanımızın büyük olması ve bu tür organizasyonları rahatça düzenleyebiliyor olmamız.

Her işte olduğu gibi ekip çok önemli… Müşteri memnuniyeti noktasında hassas olduğunuz noktalar neler? Bu kapsamda nasıl bir ekip çalışması yürütüyorsunuz?

Tabi ki bu bir ekip işi… Bizim makinistimizden tutun gişecimize kadar, salonlarımıza, oyun alanımıza bakan çalışanlarımıza kadar hepimiz disiplinli bir çalışma içerisindeyiz. Ekip arkadaşlarıma her zaman şunu diyorum: ‘Hiçbir zaman sorundan yana olmayın, her zaman çözümden yana olun! Bir yönetici olarak ilk ve tek kuralım bu. Tabii ki sorunlar oluyor ama siz çözümden yana oldukça sorunla karşılaşan müşterilerimiz, bizim bunu çözmeye çalıştığımızı gördüğünde anlayışlı olabiliyor. Ama eksiye eksi giderseniz sorunlar daha da büyür. 13 kişilik bir ekibimiz var ve en iyi hizmeti vermeye özen gösteriyoruz. Çünkü insanlar keyifli bir gün geçirmek için sinemaya geliyor ve bir sürü stresli zamanları oluyor. Bu keyifli günü bozmamak için daha da keyifli hale getirmek için ve aynı zamanda tekrardan sinemamıza davet edebilmek için bizden anılar bırakmak gerekiyor.

Baktığımızda Antalya aslında bir sinema kenti… Antalya Film Festivali gibi dünyaca ünlü bir festivale ev sahipliği yapan bir kent! Antalya Film Festivali hakkında neler söylersiniz? Sizce Antalyalı nasıl bir sinema izleyicisi ve sinemaya olan tutkusu nasıl?

Antalya Film Festivali tabii ki herkesin bildiği bir organizasyon ve çok da büyük bir organizasyon… Ben 3 yıldır Antalya’dayım ve 3 yıldır Antalya Film Festivali’ni takip ediyorum. Öncesinde de basından takip ediyordum. Fakat eskisi gibi etkin olmadığını görüyorum. Dışarıdan baktığımızda dünyaca ünlü, büyük bir organizasyon, insanlar merakla beklediği bir organizasyon. Herkes bu festival sayesinde dünyaca ünlü oyuncuları ya da sevdikleri yıldızları yakından görmek, tanışmak, en azından bir fotoğraf çektirip mutlu olmak istiyor ama ben maalesef son senelerde halktan koptuğunu görüyorum. Tamamen kurumsal olmuş bir belediye organizasyonu… Elit insanların gittiği, davetiye usulüyle içeri girilebilen, halka hiçbir şekilde açık olmayan bir organizasyona dönüştü. Eski organizasyonlara baktığımda kortej olurdu, oyuncular halkın arasına katılırdı ve çok güzel bir sinerji oluşurdu. Fakat geldiğimden beri özellik son 2-3 yıldır takip ediyorum, elit bir kategorini hakim ve halktan maalesef kimse yok. Biz burada sinema işletiyoruz ama bir davetiye bile gelmiyor. Yani baktığımızda sinemaya en büyük desteği veren sektörüz ama bir davetiye bile gelmiyor. Ne yazık ki bürokratların, siyasilerin bir şovuna dönüşmüş durumda. Bu durum Antalya Film Festivali’ni Antalya halkının gözünden düşüyor. Bu nedenle de festivalin bir an önce bürokrasiden çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.

Bu kopukluk nasıl giderilebilir peki sizce?

Festival filmleri kentin farklı noktalarındaki sinemalarda gösterip halkla buluşturulmalı. Festivalin adını değiştirip Altın Portakal Film Festivali’nden Antalya Film Festivali’ne çeviriyorsanız bunu tüm Antalya’ya yaymalısınız. Bu da çok yanlıştı bence çünkü 50 yıllık bir gelenek değişti. Antalya sadece bir noktadan oluşmuyor. Büyük bir yüzölçümü ve büyük bir nüfusa sahip. Eğer bu Antalya’nın organizasyonuysa Antalya’ya yayılmalı. Antalya’da 10’dan fazla sinema salonu var, neden bu filmler buralara dağıtılmıyor. İnanın bizlere gelseler söyleseler, bizler bunu para için de yapmayız. Sırf destek için halkımızın katılımı için alırız birer seans ya da birer salon gösterim yaparız.

Peki, baktığımızda son yıllarda sinema sektöründe Antalya patentli filmler sayı olarak arttı. Antalyalılar Antalya’da çekilen filmlere ilgi gösteriyor mu?

Özellikle yönetmen arkadaşlarım Mehmet Urba ve Semra Dündar’a çok teşekkür ediyorum. Antalya’ya çok güzel yatırımlar yapıyorlar ve Antalya’yı tanıtan çok güzel filmler çekiyorlar. Fakat bunun tanıtımı noktasında Antalya’nın fazla destek verdiğini düşünmüyorum. Bu işler basit işler değil ve sonuç olarak ekonomiye dayanıyor. Salonlarımıza her hafta 10’dan fazla film geliyor ve dolayısıyla da bizim bu filmleri almamız için güçlü olmaları gerekiyor. Bunun için de sponsora ve ekonomik güce ihtiyaç var. Bence bu noktada belediyeler destek çıkabilir ve kentin tanıtımına katkı koyabilirler.

Antalya’da çekilen filmler hangileri? .

Aşk Nerede, Tutmayın Beni ve Oğlan Bizim Kız Bizim. Üç film de Antalya’da çekildi ve bu filmleri izlerken gerçekten Antalya’ya aşık oluyorsunuz. Bu yönetmenlerimizle görüştüğümüzde yeni filmlerin geleceğini söylüyorlar, inşallah bundan sonra gerekli desteği alabilirler.

Kariyerinizden bahsedelim biraz da… Kurumsal bir markanın bir yöneticisi olarak başarılı olmak zorundasınız. Sizin başarınızın sırrı nedir?

Ben burada sadece bir işletme müdürü olarak değil kendi işyerim gibi çalışıyorum. Bundan önce çalıştığım tüm işyerlerimde de bu anlayışla çalıştığım için başarılı oldum. Buraya ilk geldiğimiz zamanlar tabii ki istediğimiz düzeyde değildi. Nasıl düzeltebiliriz diye çok uğraştık. Sağ olsunlar merkezimizin de katkıları, güvenleri ve yetkileriyle bazı dokunuşlar yaptık. Geçen bu 2-3 yıl içinde çok iyi bir ivme kazandırdık. Bunun için de en önemli şey çalışmak… Mesai sorununuz olmayacak, her an işinizin başında olacaksınız. Benim hayattaki bakış açım her zaman için sorun ne ise ona yönelmek. İyi zaten iyidir ama önemli olan eksikleri görmek.

Hedefiniz nedir?

Zamanın ne göstereceği belli olmaz ama hedefim hep daha ileriye gitmek. En büyük hedefim ise insanlara özellikle de çocuklara yararlı olabilecek işler yapmak ve iz bırakabilmek, insanların sevgisini ve saygısını kazanabilmek.

Muratpaşa Belediyesi ile bir halk günü projesi düzenlediniz ücretsiz sinema hizmeti sundunuz. Bu projeden bahseder misniz?

Sinema aslında sadece sinema değil… Bir genelleme yaptığımızda her yaştaki insan grubunu bünyesine çekebilecek ender ortamlardan bir tanesi. Sinema 3 yaşındaki çocuğu da, 72 yaşındaki insanı da çekebilen bir yer. Buradaki amacımız da sinemayla halkı buluşturmaktı. İnsanlara sinema bilincini aşılamaktı. Bu yaptığımız sosyal proje sayesinde hayatında hiç sinema görmemiş insan sinemaya geldi. Özellikle çocuklara çok yöneldik. Onları burada mutlu görmek bizi de mutlu etti. Muratpaşa Belediye Başkanımız Ümit Uysal’a teşekkür ediyorum, sayın başkanım bu konuda çok hassas bir insan ve yatırımlarında çocuklara ve gençlere çok önem veriyor

İş dışında neler yapıyorsunuz?

İş dışında ailemle vakit geçiriyorum. Onun dışında yürüyüş yapıyorum ve Antalyaspor’un maçlarını takip ediyorum.

Antalya hakkında neler söylersiniz?

Renkli bir şehir ve aradığımız her şeyi bulabiliyoruz. Başarılı bir şehir, güzel bir şehir ve biz de Antalyalı olduk diyebilirim.

Antalyalılar neler söylersiniz?

Onları Laura Site Sinemaları’na bekliyoruz. 

Etiketler:
YORUMLAR
Güvenlik Kodu
Close Icon
Hiç kimse henüz bu habere yorum yapmadı