Hayatanızın sigortası bir iş adamı: İsmet Baştoklu

Röportaj - Yayın Tarihi: 19/11/2016 17:27
Hayatanızın sigortası bir iş adamı: İsmet Baştoklu

Antalya’da sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren MRY Sigorta’nın ortağı İsmet Baştoklu ile sigortacılık sektörünün bugünü ve yarınını konuştuk. Dinamik ve genç bir işadamı olan Baştoklu, kariyeri hakkında Antalya Burada dergisine açıklamalarda bulundu ve hedeflerini anlattı.


Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Antalya doğumluyum, aslen Konyalıyım. 26 yaşındayım. Bankacılık ve Sigortacılık alanında lisans eğitimimi tamamladım. Daha önce reklam, turizm ve ticaretle uğraştım ama sonunda eğitimini almış olduğum bölüm olan Sigortacılık işine yöneldim, yaklaşık 7-8 yıldır da kendi işimi yapıyorum.

Sigortacılık sektörüne giriş hikayenizi anlatır mısınız? Sizi yönlendiren biri oldu mu? Neden sigortacılık sektörünü seçtiniz?

Lise öğrenimimi gerçekleştirirken muhasebe üzerine staj yapıyordum. Bir yakınımızın yanında aynı zamanda sigorta işlerinde de kendisine zaman zaman yardım ediyordum. Sigorta bölümüne zamanla daha çok sevdim ve değerli büyüğüm, ablam, aynı zamanda da şuan ortağım olan Meryem Hanım, beni bu sektöre yönlendirdi. Daha sonra reklam sektörü ve ticaretle ilgili başka alanlarda da uğraştım. Bu arada da üniversite öğrenimimi bitirdikten sonra, eğitimini aldığım bölüm olan sigorta sektörüne, Meryem Hanım ile beraber başladım. Daha önce de sürekli yaptığım işler gereği, insanlarla ilişkilerim ve ticarete daha meyilli olmamdan dolayı, ülkemizde henüz daha yeni yeni gelişmekte olan bu sektöre genç yaşta girdim.

Peki, MRY Sigorta’dan bahsedelim biraz da... MRY Sigorta ne zaman kuruldu, nasıl doğdu, anlatır mısınız?

MRY Sigorta daha önce başka isim altında faaliyet gösteriyordu. Antalya’nın en eski sigorta acentelerinden, 80’li yıllarda daktiloyla faaliyet gösteren çok eski bir firmadır. Daha sonra ortak ayrılığı sonucu sadece isim değiştiren firma, 2000’li yıllarda MRY Sigorta adını asıl kurucusu Meryem Hanım’ın isminden alıyor. Ben de daha önce çalışmış olduğum firmaya daha sonra ortak oldum ve şuanda MRY Sigorta’yı daha ilerilere taşımak için çaba sarf ediyoruz.

Sigorta denince aklımıza neler gelmeli?

Sigorta denilince bence ilk olarak akla gelen güven, tasarruf, kaliteli hizmet, risk ve şuan yüksek sigorta ücretlerinden dolayı maalesef çok karşılaştığımız fiyat geliyor.

Verdiğiniz hizmetlerden bahsedersek, neler söylersiniz? Neleri sigorta yapıyorsunuz, hangi durumlarda sigorta geçerli olmuyor?

MRY Sigorta olarak, Elementer ve Hayat branşında faaliyet göstermekteyiz. Araç konut iş yeri sağlık emeklilik vb bütün branşlarda teknik ve hasar ekibimizle 7/24 geniş tecrübeli kadromuzla hizmet vermekteyiz.

Türkiye’de sigorta bilinci oluştu mu, sizce ne düzeyde?

Sigorta bilinci henüz yeni yeni gelişmeye başladı. Geçmişteki hatalarda emeklilik sağlık ve araç hasarları sonucunda insanların mağduriyetleri sonucu sigorta sektörüne genel bir güvensizlik söz konusuydu. İnsanlar sigortaya verilen ücretleri fuzuli masraf olarak görüyorlardı. Sektöre hızlı giriş yapan yancı şirketler ve daha çok bilinçlenen insanlarla artan araç ve gereksinimler sonucunda, insanlar değerlerini güvence altına almak, kendilerini bir nebze de olsa rahatlatmak için sigortaya daha sıcak bakmaya başladı. Ayrıca tasarruf için sigorta bilinci ülkemizde yavaş yavaş gelişmeye başladı ancak daha henüz beklenilen düzeyin bence çok altındayız.

Ülkemizde yaşanan ekonomik gelişmeler, sigorta sektörünü nasıl etkiliyor?

Genel olarak bütün sektörler gibi sigorta sektörü de güncel olaylardan etkileniyor. İnsanların alım gücü azaldığı için ve artan sigorta fiyatlarının etkisiyle şuan yaklaşık 3 buçuk milyon sigortasız araç trafikte dolaşıyor. Bunlar hepimiz için büyük tehlike oluşturmakta… Olası bir hasar durumunda, sigortasız araçlar iki taraf için de büyük mağduriyetlere yol açıyor. Eskiden olduğu gibi, şirketlerde, acentelerde güven problemi oluştu. Herkes sigorta yaparken 2 kere düşünür hale geldi. Yapılan sigortalar ve ödemelerinin alınamaması, verilen çeklerin karşılıksız çıkması, çekilen kredi kartlarında sorun çıkması, müşterilerin de sürekli ödeme kolaylığı istemesi ve bazen de veresiye yaptırması sektörü olumsuz yönde etkileyen durumlar diyebiliriz.

Sigorta sektörünün sorunlarından bahsedersek, ne tür sıkıntılar yaşıyorsunuz?

Sigortacılık sektöründe sorunlar hiç bitmiyor. Fiyat rekabeti, kar yaratamama, operasyonel verimsizlikler, yetişmiş insan gücüne sahip olamama, ülke geneline yaygınlaşamama ve daha birçok sorun, sigorta sektörünü uzun yıllardır zorluyor.

Son yıllarda yapılan yeni yasal düzenlemeler, sigorta şirketlerinin gelişen altyapıları ve sektöre yabancı sermaye girişi ile sigortacılık sektöründe ciddi bir yol alınsa da bence hala sektörün köklü bir değişime ihtiyacı var.

Antalya Türkiye’nin araç sayısı bakımından en kalabalık illeri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Trafik sigortası bakımından bir değerlendirme yaparsak Antalya’da durum nedir?

Antalya’da yaklaşık 1 milyona yakın araç tespit edildi. Ülkemizde de en çok motor olan şehir Antalya. Bunların akabinde büyük şehir olmamıza rağmen dar yollar, sürekli yapılmaya çalışılan yollar yeterli gelmiyor. Sürekli şehrimiz göç alıyor ve giderek kalabalıklaşan kentimizde kazalar kaçınılmaz oluyor. Son zamanlarda artan trafik kazaları Antalya’yı da ne yazık ki yüksek sigorta primleri ile karşı karşıya bıraktı.

Trafik sigortalarında son dönemde astronomik rakamların ortaya çıkması, kamuoyunda bir tepki ortaya çıktı. Sonrasında ise bir takım düzenlemelerle duruma müdahale edildi. Yapılan müdahalelerin ardından trafik sigortasında son durum nedir?

Trafik sigortasında hatırlanacağı gibi geçen yıldan bu yana artış gösteren fiyatlara karşın birçok düzenleme ve değişiklik yapılmış ancak primler bir türlü istenilen seviyeye çekilememişti. Yapılan düzenlemelerin bir türlü sonuç vermemesi üzerine Hazine Müsteşarlığı yetkilileri Temmuz ayında sigorta şirketleri temsilcileriyle bir toplantı yapmış ve bu toplantının ardından primlerde Ağustos ayı ile birlikte düşüş trendinin başlayacağı belirtilmişti. Ağustos ayında bahsedildiği gibi trafik sigortası primlerinde gözle görülür bir düşüş yaşansa da, Eylül ayından sonra primlerdeki yükseliş dalgası yeniden başladı.

SBM’nin resmi verilerine göre Temmuz 2016’da ortalama 659 TL olan trafik sigortası primleri, Ağustos ayında 613 TL’ye kadar düştü. Ancak Eylül ayıyla beraber ortalama primler tekrar yükselişe geçerek 628 TL’ye ulaştı. Bu yükseliş Ekim ayının ilk haftasında da devam ederek 645 TL oldu. Benim görüşüm fiyatlar bu şekilde devam edecek. 2017’den önce de bir düşüş olacak gibi gözükmüyor.

 

Son düzenlemeler kasko ücretlerine de yansıdı mı ya da yansıyacak mı?

Kasko aracı kullanan kişinin yaşına daha önceki hasar durumuna göre aldığı aracın değerine modeline ve ne amaçla kullandığına bağlı olduğu için kaskoda bi artış olmadı. Genelde müşterilerin kendilerini güvence altına almak için son zamanlarda artan terör olayları ve kazalardan dolayı kaskoya genel bir eğilim var. Şirketlerin de bu pastadan payını almak için yaptıkları indirimler ve kampanyalardan dolayı fiyatlarda indirim bile olduğunu söyleyebilirim.

İnsanlar daha çok neyi sigortalatıyor? Bu güne kadar sigortaladığınız en ilginç şey nedir?

İnsanlar en çok tahmin edildiği gibi araçlarının zorunlu sigortalarını ve kaskolarını yaptırıyor. Ülkemizde sigorta zorunlu olmadıkça başına bir olay gelmedikçe gereksiz görülüyordu. Örnek olarak 17 Ağustos depreminden sonra deprem sigortası yaptırılmaya başlandı, hatta bir süre sonra zorunlu hale geldi. İnsanlar yeni yeni sağlıkları için sigorta yaptırmaya başladı.Bu güne kadar en ilginç sigorta, bundan 3-4 yıl önce bir kadının vücudunun bazı yerlerini sigortalatmak istemesi oldu. Ancak henüz o zamanlarda öyle tam istediği gibi bir sigorta yoktu, biz de ferdi kaza sigortası yapmıştık. Aklımda kalan en ilginç istek buydu… Bir de insanların evcil hayvanlarını sigortalatması ve yüksek çıkan primlere rağmen bunu yaptırması son derece ilginç…

Sektörün gelecek 5-10 yılını nasıl değerlendirirsiniz?

Sektörün bugün geldiği noktaya kısaca bakmamız gerekirse, sigorta penetrasyonu henüz yüzde 1,5 oranında olsa da, Türkiye 2014 yılındaki 26 milyar TL prim üretimiyle, Avrupa’nın büyümekte olan önemli pazarlarından biri durumunda. 2014 yılında prim üretimini yüzde 7.3 artıran sektör milli gelirin 40 katı (32 trilyon TL) kadar teminat sağlayarak, ekonomik büyümenin vazgeçilmez bileşenlerinden biri haline geldi. 80 binden fazla kişiye istihdam yaratan sigorta sektörü, ülkenin tasarruf açığının kapatılmasına, risk, güvenlik ve kalite kültürünün gelişmesine de önemli katkılar sağlıyor. 

Son 10 yılda yabancı yatırımcıların gelmesiyle hızla değişim yaşayan ve bugün yüzde 75’i yabancı sermayeli olan sektörün geleceğe yönelik beklentileri ise olumlu. 78 milyon nüfusa sahip olan Türkiye’de nüfusun çoğunluğu 29 yaşını aşmamış bireylerden oluşuyor. Bu tablo birçok yabancı sigorta devini Türkiye’ye getirirken, bireysel emeklilik ve hayat sigortası yatırımda en çok ilgi gören alanların başında geliyor. Son yıllarda sigorta bilincinin gelişmesine yönelik atılan adımlarla birlikte genel sigortacılık ürünlerine de olan ilgilinin arttığına şahit olsak da, tabi ki nüfusa ve GSMH’ye oranla sektörün daha gidecek çok yolunun olduğu da önemli bir gerçek. 

Çalışırken öncelik ve prensipleriniz nelerdir?

Çalışırken önceliğim müşterilerime hızlı dönüş, en uygun fiyat garantisi ve bence en önemlisi müşterime en garanti ve güvenilir sigortayı sunmak ki; ileride yaşanabilecek sorunlarda müşterimizde, biz de sorunsuz bir şekilde, bu süreci atlatıp müşterimize gerekli güveni sağlayarak uzun yıllar çalışmak. Bu sektörde artan rekabetle birlikte, elinizdeki müşterileri tutabilmek, üzerine her geçen gün müşteri ekleyebilmek, kazanç sağlamak, süreklilik katmak için güvenilir olmak, kaliteli hizmet sunarak devamlılığı sağlamak en önemli prensibim.

Kariyer planlamanızı nasıl oluşturdunuz?

Kariyer planlarım arasında, genç yaşta başladığım sigorta sektöründe her geçen gün kaliteli ve güvenilir hizmetimle müşteri portföyümü genişletmek, sektöre yenilikler katmak ve bu sektörde marka olmak yer alıyor.

Şirketinizin hedeflerinden bahseder misiniz?

Sigorta denildiğinde akla gelen ilk şirket olmak ve sigorta bilincini tam anlamıyla insanlara iletmek, insanları bilinçlendirmek, yaptığımız ve yapacağımız işlerde farkındalık yaratmak, daha çok iş gücü ve istihdam yaratmak.

İş hayatı dışında neler yapıyorsunuz?

İş hayatım çok yoğun geçtiğinden dolayı, daha dinç olmak için salon sporu yapıyorum. Tenis, yüzme ve futbol gibi aktiviteler ise vazgeçilmezim diyebilirim. Zaman buldukça da yeni yerler görmeyi, gezmeyi ve fotoğraf çekmeyi severim. 

Etiketler:
YORUMLAR
Güvenlik Kodu
Close Icon
Hiç kimse henüz bu habere yorum yapmadı