Nuri Özkul'dan dobra dobra röportaj 05-04-2011 - 19-59-05(05-04-2011 - 19-59-05)
CHP Antalya Milletvekili Aday Adayı Eczacı Nuri Özkul verdiği röportajda kendinden, hedeflerinden ve partisinden bahsetti.
Sayın Özkul Sizi biraz tanıyalım , Ecz. Nuri Özkul kimdir
Nuri Özkul:
20 Mart 1959 yılında Isparta'nın Şarkikaraağaç İlçesi Çiçekpınar Kasabasında doğdum. İlk ve ortaöğrenimimi tamamladıktan sonra Ankara’da Hacettepe Üniversitesi Eczacılık fakültesini bitirdim.
Ben 78 kuşağının içinden biriyim. Bildiğiniz gibi bizim dönemimizde toplumsal konular çok ağırlıklıydı yaşantımızda. O zamanlar çok sıcak tartışmalar yaşanıyordu. 78 kuşağı olarak ülkemizin sorunlarına çok ilgiliydik. Bir köylü çocuğu olarak zaten sorunları kendi hayatımızda yaşıyorduk. Gerek lise gerekse üniversite öğrenimimiz zorluklar içinde geçti.
Bir taraftan kendi makus talihimizi değiştirmeye çalışırken diğer taraftan ülkemizin geri kalmışlığının bir kader olamayacağını savunuyorduk. Ülkemizi nasıl geliştirebiliriz, kalkınmayı nasıl sağlayabiliriz,ülke genelinde nasıl mutlu oluruz diye kendimizi sorumlu hissettik ve hayatımızı bu şekilde sürdürdük.
Bir taraftan eğitimimize devam ettik, daha sonra iş hayatımızı kurgularken, ayrılmaz bir parçamız olan bu toplumsal konulardaki duyarlılığımızı da hiç yitirmedik. Özellikle öğrencilik yıllarımda ve daha sonra meslek hayatımda hep öncü roller üstlendim. Gençlik yıllarımda halk evinde yöneticiydim. Eczanemi açtığım yılda, lise yılllarımda şekillenen kendi dünya görüşüme yakın, hayat felsefeme yakın sosyal demokrat bir parti olan SHP'de siyasi çalışmalara başladım. Sonra CHP açıldığında CHP’nin yeniden kuruluşuna katıldım.
1990 yıllarında Antalya'ya taşındığımda siyaset bana dar geldi. Ben her zaman toplumsal konularda, halkımızın gündelik sorunlarına da çözümler üretilmesinden yana oldum. Bu anlamda içerisinde olduğum optik sektöründe de öncü rol üstlenerek, Antalya ve Akdeniz Bölgesi Gözlükçüler Derneğini kurdum ve bir dönem kurucu başkanlığını yürüttüm.
Her mesleğin bildiğiniz gibi örgütsel bir yapısı olması gerekiyor. Gerek halkın çıkarlarını savunmak, gerekse kendi çıkarlarımızı savunmak, muhataplarımıza karşı ortak paydada buluşmak, çağdaş toplumların bir gereksinimidir. Ben de Antalya'ya geldiğimde ilk örgütsel görevimi bu şekilde yapmış oldum. Daha sonra sadece mesleğimizle sınırlı bir görev üstlenmek yerine; 1999 yılında yayınlanan hasta hakları yönetmeliğini inceleyerek, hasta ve hasta yakınlarının hakları olduğunu anlatma ve bu haklarını aramaları için, yol gösterme, hatta onların hastanelerde düştükleri sıkıntılarını, yalnızlıklarını giderme konularında önemli hizmetlerimiz oldu.
Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneğini 2001 yılında kurarak, bu derneğin yaklaşık on yıldır başkanlığını yürütmeye devam ediyorum. Gerçekten gerek hasta hakları uygulama yönergesi kapsamında bulunduğum hasta hakları kurulunda, gerekse Antalya Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu’nda halkın ve hastaların hep yanında durdum. Ve durmaya da devam ediyorum. Onların sorunlarının ivedilikle çözülmesi için uğraşıyorum ve sisteme ilişkin de değişik öneri ve görüşlerimle sağlık sisteminin iyi işlemesi için çaba gösteriyorum.
Bu 10 yıllık süreç içerisinde hasta haklarının topluma yayılması açısından çabalarımız oldu. 85' e yakın ilköğretim okulunda konferanslar verdim. Ulusal ölçekte değişik etkinliklerle, Hasta haklarının ne anlama geldiğini, neden ortaya çıktığını ve ne işe yaradığını anlattım. Zaman zaman ulusal düzeyde sempozyum ve panellere çağrıldım.
Davetli olarak katıldığım bu yerlerde edindiğim tecrübeleri kamuoyu ile paylaştım ve ulusal ölçekte sağlığa ve insanlığa yararlı olmaya çalıştım. Daha sonra bildiğiniz gibi en son organ bağışı ile ilgili bir kampanya yaptık. Dünya Böbrek Günü vesilesiyle, Türkiye'de son derece gereksinimi olan organ bağışı konusuna dikkat çekmeye çalışıyoruz. Antalya halkı çok duyarlı ve onlara minnettarım. Ne kadar çok bağışçıya, gönüllüye ulaşabilirsek o kadar çok hayat kurtarırız diye düşünüyorum.
Geçmiş dönemde başarılı bir şekilde Konyaaltı meclis üyeliği yaptınız. Şimdi de CHP'den milletvekili aday adayısınız. Neden aday oldunuz?
Nuri Özkul:
Yaklaşık son üç aydır 12 Haziran seçimleri yaklaştıkça çevremde kiminle karşılaşsam, ben sormadan adaymısın diye sordular. Sizde hatırlarsınız Ben Konyaaltı'nda CHP’nin aday adayıydım. Ancak belediye meclisine seçilerek 5 yıl görev aldım. Bu beş yıl içinde halkın çıkarına olan kararlarda imzam vardır. Eğer kendimizi bu topluma hizmet eden onurlu bir şahsiyet olarak hatırlatmak, O beldenin herhangi bir yerine adımızı yazdırmak istiyorsak; siyasette bir maddi beklenti içinde olmamız söz konusu bile olamaz. Siyaset halk için halkla beraber yapılması gereken erdemli bir uğraştır. Siyasette tek ilkem var kamu yararı, tek ölçüm var kamu vicdanı, tek amacım var halkın çıkarı.
Halkın yanında halkla beraber siyaset yapmaya devam edeceğim. Bu tutumumla yakın çevrem ve beni uzaktan takip eden vatandaşlarımın takdirini toplamış durumdayım bunu hissediyorum. Sivil toplum örgütlerindeki çalışmalarımla, belediye meclis üyesi olarak yaptığım çalışmalarla, Üç ayrı ilçede olan işyerlerimle yirmi iki yıldır yüz binlerce insana verdiğim hizmetle, partime almam gerekenden daha fazla oyu taşıyacağıma inanıyorum.
Sayın Özkul Türkiye'nin ve Antalya'nın en önemli 3 sorunu nedir nasıl çözümlenir?
Nuri Özkul:
Siyaseti değiştirmek, Devleti demokratikleştirmek, İnsanı özgürleştirmek diye başlık koyabiliriz.
Evet, 12 Haziran da bir genel seçim daha yaşayacağız. Geride bıraktığımız seçimler, ülkemizin hiçbir temel sorununun kalıcı çözüme ulaşmasına yetmedi.
Ekonomide cari açık, yüksek faiz, borç çemberi kırılamadı.
Kaynak yaratılamıyor. Milli gelirin adaletsiz yapısı sürüyor. İşsizlik ülkemizin birinci sorunu. Gençlerin geleceğe olan güvenini sarsıyor. Çalışanların geliri artmıyor. İç barış sağlanamadı Gerginliklerin sürmesinden yarar umanlar barışçı arayışları bastırmaya, susturmaya çalışıyor. Eğitimin niteliği düşüyor, öğrencilerimiz sınav hastası oldu. Sağlıkta sosyal hizmetlerde sıkıntılarımız çoğalıyor. Yargı, hak dağıtımında yeterli ve yeterince adaletli değil. Yolsuzlukların önü kesilemedi. Şiddet ve suç örgütleri sokaklardan okullara yayılıyor. İktidar sokaklarda büyüyen on binlerce çocuğa karşı duyarsız, ilgisiz ve etkisiz. Kadınlar ayrımcılığın baskısı altında. Toplumsal değerlerimiz aşınıyor. Yaşlılar, kimsesizler çaresiz ve umutsuz. Türkiye gelişme, bölgesinde etkin, Dünya’da saygın bir devlet olma yolunda var gücünü, birikimini yeterince kullanamıyor.
Bütün bu sorunlar on yıllardır sürüp geliyor.
Sorunların sürüp gelmesi, siyasetin yapısından kaynaklanıyor.
Yasaları ve kuralları değiştirerek devletin mantığını da, işleyişini de yenileştirmesi beklenen siyaset, bugünkü siyasal partiler yasası yüzünden toplumun önünü açmıyor, olumlu gelişmelere öncülük edemiyor. Devlet saydamlığa, katılımcılığa, en başta da adalete dayalı bir siyasal anlayış tarafından yönetilirse, halkın hizmetinde bir yapıya dönüşebilir. Adalete dayanmayan bir devlet, adı kağıt üzerinde ne olursa olsun, halkın sırtında yük, hak ve özgürlüklerin üzerinde kaba bir güç olmaktan kurtulamaz. Onun için, sorunlarımızla baş edebilmenin ilk şartı, siyasetin yapısını değiştirmektir. Geniş halk kitlelerini, siyasetin kurumlarıyla barıştırmak, halkın güvenini kazanmaktır.
Kendi içinde demokrasiyi kurumlaştırmış, her konuda hesap vermeye açık, kararlarını, yöneticilerini ve adaylarını en geniş katılımla belirleyen bir siyasal yapının, halktan alacağı güçle yenemeyeceği zorluk yoktur. Anayasadan başlayarak bütün kurum ve kuralları, başta seçim sistemi ve siyasi partiler yasasını yenileyip,sivilleşmenin, katılımcılığın, saydamlığın önündeki bütün engelleri kaldırıp, siyasete saygınlık ve güven kazandırmalıyız.
Ülkemiz, on yıllardan bu yana etnik köken ve inanç farklılığı tartışmalarından kaynaklanan acılar yaşadı. İnsanlar, imkanlar, zaman heba oldu.
Türkiye, bin yıldan bu yana, farklı kökler ve inançlardan gelerek, aynı topraklarda aynı kaderi paylaşan insanların birlikte kurduğu devletin adıdır. Buna rağmen siyaset bu coğrafya da en büyük yenilgiyi etnik kimlik ve inanç farklılığı alanındaki tartışma ve çatışmaları yüzünden yaşadı, yaşıyor.
Oysa, bu devletin kuruluşuna can veren yurttaşlarımızın kendi kimliklerini ifade etmeleri, dillerini, kültürlerini öğrenip geliştirmeleri ya da inançlarını özgürce yaşamaları bir tehlike işareti değil; bu toprakların zenginliğidir. Bu alanlarda, korkulardan beslenen inkarcı, tek tipleştirici, ayrımcı, ayrılıkçı yaklaşımlar çözümleri kolaylaştırmaz. Aksine çözümsüzlüğe hizmet eder.
Etnik kimlikler, dini ve milli değerlerin arkasında saklanan istismarcı yaklaşmalarla siyaset yapılamaz.
Antalya'nın sorunlarını Türkiye'den ayırmak mümkün değil Türkiye'nin sorunlarını da Antalya’dan ayırmak mümkün değil. Antalya’mızı tarım, ticaret ve turizm de Isparta ve Burdur’uda içine alan bir bölge olarak geliştirmeliyiz. Turizmde iyi gidiyoruz. Ama yavaş ilerliyoruz. Gerek yatırımlar olsun gerek çalışmalar olsun Dünya Turizminden en büyük pastayı almak için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Tabi bunları çözüm ortaklarıyla oturup konuşarak. Meclise gitsem de her ay Antalya’da sivil toplum kuruluşlarıyla meslek odalarıyla bir toplantı yapacağım. Bütün sektörlerin sorunlarını dinleyeceğiz. Bunun takibini sürdüreceğiz. Antalya'nın en büyük sorunu işsizlik sorunu bir yandan işsizlik var bir yandan sektörler eleman arıyor ama yetişmiş eleman yok.
Bir yandan da bir çok üniversite mezunu iş bulamıyor ya da iş beğenmiyor. İnsan kaynaklarımızla istihdam alanlarımız arasında bir uyumsuzluk var.Üniversite eğitimi sırasında uygulamalı bir eğitim verilirse bence sorunun azalacağına inanıyorum. Bunun için de ciddi bir ar-ge çalışmasına ihtiyacımız var. Oturacağız konuşacağız ve şu an söylüyorum bunu ilk 6 ay içinde Antalya’da 50 bin kişiye iş bulabiliriz. En büyük eksiğimiz şu ki kışın otellerimiz yatıyor.
Kongre turizmi dediğimiz olgu çok fazla gündeme gelmiyor. Antalya bunun için en uygun yer. Ulusal ve uluslararası ölçekte bu kenti kongre merkezi yapmalıyız. Antalya da ulaşımda olduğu kadar ucuz konut yapımında da eksikliğimiz var. Kentleşmeyi Döşemealtı’na doğru genişletmemiz gerekiyor. Batı çevre yolu bir an önce bitirilmeli. Bizim kamu sağlık kurumlarını da artırmaya ihtiyacımız var. Bölge hastanelerine ihtiyacımız var.
Kuyrukta bekleyen insanlar kuyrukta can veriyor. Saat 16:00 ile sabah 8.00 arasındaki dilimi mutlaka tedavi hizmetleri yönünden iyileştirmeye ihtiyacımız var. Ankara’ya gidersem önce bunun üzerinde duracağım.
AKP ve MHP ye baktığımızda önseçimin sesi gür çıkmıyor ama CHP' geçmiş dönemden beri hep önseçim demiştir. Son 10-15 yıla baktığımızda hep iki dudak arasında isimler belirlenmiştir. Yine ön seçim istendi ama Antalya bu ön seçime dahil olmadı bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Nuri Özkul:
Bu konu çok önemli bir konu. Seçimlerde üyelerin ve halkın katılımını gerekli gördüğümü her fırsatta söyledim. Yurttaşlarımızın sandığa gittiklerinde vekillerini seçerken söz ve hak sahibi olması gerektiğine inanan bir insanım. CHP nin 18 aralık kurultayında Ankarada’ydım ve Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını canlı olarak dinledim.
Özellikle en son 7 maddesi siyasete ilişkindi. Bunların başında siyasetin saydamlığı, ön seçimler,Lider sultası,dokunulmazlık yasası, %10 seçim barajı ve buna benzer gerçek demokrasinin kriterlerini bir söz olarak verdi. İçtenliğine inanıyorum. Ancak siyasi partiler kanunu ne yazık ki eski 12 eylül yasası. YSK seçim tarihini belirlemiş olduğu günden itibaren ön seçim yapabilecek partilere en fazla 11 gün süre tanıdı.
Büyük kentlerden hiçbirinde CHP önseçim yapmıyor, yapamıyor. Herşeye rağmen gönül isterdi ki önseçim yapılabilseydi .Bu seçimler için en azından merkezi yoklamayı içimize sindirmemiz gerekiyor. Bunun son olacağını düşünüyorum. Çünkü bir yol ayrımındayız. Bu seçimler Cumhuriyet tarihimizin en önemli seçimleri. Genel merkez mutlaka aday tesbitinde sadakati değil liyakatı dikkate alacaktır. Her genel başkanın bir hesabı vardır. Amacınız genel başkan olarak kalmaksa sadakate dayanan bir aday belirlersiniz. Yok eğer Başbakan olmaksa liyakata dayanan bir aday belirlersiniz. Sayın Genel başkanımız iktidar olma çabasındadır. Bunun dışında başka bir hesabını görmedim.
Bence aday belirlerken 4 ölçüyü dikkate alacaklardır. Aday olacak kişi
1- CHP'nin kuruluş felsefesini, programını ne kadar özümsemiş ve YENİ CHP’ nin söylemlerinin ne derece farkındadır.
2- Bunu kamuoyuyla paylaşırken ne derece doğru bir anlatımla sunabilir.
3- Geçmişinde, iş hayatında ya da siyasi hayatın da bir şaibesi var mı? ne kadar dürüst ve temiz kalmıştır.
4- Aday olmuş kişinin bu partiye tabandan, halktan kendi çevresinden getireceği oy yüzdesi ya da sayısı nedir? bunlara bakacaklardır .
CHP Kılıçdaroğlu ile bir ivme yakaladı ve yükselme görülüyor. Türkiye'nin her yerinde yükselme görülürken Antalya sabit kalmıştır gibi bir cümle söyledi. Antalya'da CHP nasıl?
Nuri Özkul:
Bir ay önce böyle bir durağanlık vardı diyebiliriz. Sayın Genel Başkanımızı içine sindiremeyen bazı çevreler kamuoyunda hoş olmayan görüntüler yarattılar. Ancak CHP aday adayları ortaya çıkmaya başladıkça bu algı kayboldu ve oylarımız artmaya devam ediyor. Yarın halkın beklentisine uygun aday listeleri açıklandığında bu artış daha da hızlanacaktır.
Türkiye'de 4000'in üzerinde CHP den aday adayı olması bir rekor olarak nitelendiriliyor. Geçmişten bugüne kadar bir aday patlaması olarak görülüyor buna katılıyor musunuz?
Nuri Özkul:
Bende katılıyorum bu görüşe. Yurttaşlarımızda geçmiş yıllarda Sayın Baykal'ın Genel Başkanlığında iktidar için bir umut yaratılamıyordu. Ancak şu an CHP iktidara koşuyor olarak yorumlanıyor.
Halkın Genel Başkanımız üzerinde kendisini bulması, O’na inanması umudu tetikleyen şeylerdir. Sayın Kılıçdaroğlu mükemmel muhalefet anlayışıyla ve başta aile sigortası gibi verdiği sözlerle ilgi çekmeye devam ediyor.
Antalya Halkına son mesajınız nedir?
Nuri Özkul:
CHP aday adayları olarak 10 milletvekili çıkaracağız azmiyle çalışıyoruz. Tüm yurttaşlarımızın siyasi gelişmeleri yakından takip etmesi ve içerisinde olmasını bekliyorum. Duyarlı ve bilinçli yurttaşlar ülkemizin geleceği açısından önemli bir güçtür. 12 haziranda herkesi kucaklayan halkın iktidarını gerçekleştirip, gerilimlerden uzak barış içinde, kardeşçe yaşayan bir ülke bizi bekliyor.
Antalya Burada - Habere Ulaşmanın Anlık Adresi
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde güvenlik güçleri ile PKK'lı teröristler arasında çıkan çatışmada şehit olan Jandarma Teğmen Ahmet Tarım'ın Antalya'nın Alanya ilçesindeki baba ocağına ateş düştü.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Yılmaz, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde Türkiye'nin dördüncü yüz nakli yapılan Turan Çolak'ın uyandırıldığını söyledi.
Milli Türk Talebe Birliği Antalya Teşkilatı bir bildiri yayınlayarak Akdeniz Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanlığını Duman Konseri nedeniyle kınadı.
Antalya'nın doğu ilçeleri başta olmak üzere Antalya, Isparta, Burdur çevrelerinde dün gece etkili olan sağanak yağış ve fırtına, Antalya kent merkezinde can aldı.
'Recep İvedik-2' filminde geçen "Ekinler boy göstermeden kör buzağı topallamaz" lafının sınav sorusu olması Şahan Gökbakar'ı bile şaşırttı: Bu da oldu ya!
Antalya Büyükşehir Belediyesi, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nün, Kırcami bölgesinde imar planı yapılmasına yönelik 'Kamu Yararı Kararı' talebini içeren yazısının kendilerine ulaşmadığını duyurdu.
Antalya CHP Muratpaşa ilçe teşkilatı üyesi Canip Can istifa etti. Canip Can istifa açıklamasında " gördüğüm lüzum üzerine parti üyeliğinden istifa ediyorum" dedi.
Akdeniz Üniversitesi’nde Haziran ayında yapılacak rektörlük seçiminde aday olan Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Fitopatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Basım, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ı makamında ziyaret etti.
Atilla Kavdır'ın ailesi: 'Bize tuzak kurdular, ameliyat için Atilla'ya baskı yaptı'
Batı Akdeniz Japonya'da tanıtıldı.
Antalya'nın Gazipaşa İlçesi'nde oturan Mehmet Coşkun, istimlak bedeli ödenmeden yapılan Kahyalar Belde yolunun tapulu arazisinin içinden geçtiğini iddia ederek trafiğe kapattı.
Antalya'da evli ve 3 çocuk babası İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü 47 yaşındaki C.B.'nin iddiaya göre iki yıldır birlikte yaşadığı öğretmen 40 yaşındaki A.A., ilişkilerini öğrenen müdürün arkadaşı R.E.tarafından dövüldüğünü söyleyerek şikayet etti.
Korkuteli Antalya karayolunda, aşırı hız ve yolun kaygan olması sebebiyle meydana gelen trafik kazasında, 1 kişi öldü 4 kişi yaralandı.
Antalya'nın merkez Kepez İlçesi sınırlarındaki ormanlık alanda bir kadın cesedi bulundu. Yapılan incelemede kadının yaklaşık bir hafta önce öldürülmüş olabileceği belirtildi.
Antalya'da 12 ,14 ve 15 Mayıs tarihlerinde bazı ilçelerde elektrik kesintisi uygulanacak.
Antalya'da da Galatasaray taraftarı şampiyonluğu coşku ile kutladı.
Antalya- Kemer karayolunda bu sabah meydana gelen kazada otel çalışanlarını taşıyan otobüs devrildi, 3'ü ağır 16 kişi yaralandı.
CHP Antalya İl Başkan Adayı Devrim Kök İl başkanlığı önünde miting gibi aday adaylığı açıklaması yaptı.
Eski sevgilisine tecavüz ettiği görüntüleri internete koyan sapık yakalanmadığı gibi görüntüler yine internete düştü.
Antalya'da 2.05 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün kullandığı otomobil takla attı. Bir alkollü içecek firmasında çalışan sürücü Erkan Kaan, kaldırıldığı hastanede öldü. Kazada 1 kişi de yaralandı.
Antalya'da otomobili ile Yat Limanı'ndan denize uçan bedensel engelli, 51 yaşındaki Ahmet Faruk Öztimur, çevredekilerin büyük çabalarına karşın boğularak öldü.
Antalya'da, maddi sorunları nedeniyle bunalıma girdiği ileri sürülen 36 yaşındaki TIR şoförü, sevgilisinin yanında 7'nci kattan ölüme atladı.
Burdur'da meydana gelen trafik kazasında 1 genç kız hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.
Antalya'da meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti.
Antalya'da, otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu iki kişi yaralandı. Yaralı motosiklet sürücüsüne ilk müdahaleyi olay yerinden geçen bir hemşire kaşıkla yaptı.
Antalya'da intihar etmek için Şehirlerarası Otobüs Terminali'nin ikinci katına çıkan 17 yaşındaki G.B., ardından kendini boşluğa bıraktı.
Antalya'nın Kemer ilçesinde ormanlık alanda bulunan cesedin Turgay Koçak'a ait olduğu belirlendi.
Antalya Burhanettin Onat Caddesinde meydana gelen trafik kazasında, sürücü Ş.K, kullandığı büyük motorsiklet ile Burhanettin Onat Caddesi'nden Meydan istikametine seyretmekte iken aşırı hız nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine yol kenarındaki elektrik direğine çarptı ve motorsiklet adeta ikiye bölündü.
Avustralya'dan eşi ve 2 çocuğuyla 3 ay önce Antalya'ya gelen ve 8'inci kattaki evlerinden atlayan 31 yaşındaki Ayşegül Tınas'ın cesedi sitenin bahçesinde bulundu. 



medya - ajans - production