Halil Öncü sordu Kazım Gül cevapladı 01-05-2010 - 00-00-00(01-05-2010 - 00-00-00)
BİR ZAMANLAR KEMERSPOR
1994-1998 yılları arasında o dönem 1.Lig kapısından dönen Kemerspor’da Başkanlık yapmış Rose Residence Beach Otelin Sahibi Kazım Gül ile o yıllara gittik.
“ KEMERSPOR BAŞKANLIĞI HAYATIMDA UNUTMADIĞIM EN ÖNEMLİ ANLARDIR”
Halil Öncü ( KEMER ) - Bu hafta 1994-1998 yılları arasında fırtına gibi esen Kemerpsor’un, O dönem başkanlığını yapmış “ Efsane Başkan” Kazım Gül’ün konuğu olduk. Eskilere daldık ve birlikte o yıllara döndük.
1994 yılında 3.Lig’den başlayan ve 1995-96 sezonunda finalde Zeytinburnuspor’a Paly-off da kaybedilen maçla 1. Lig kapısından dönülen günleri kendisi ile paylaştık. Son dönem Turizmin parlayan yıldızı ile isim yapmış Kemer’in neden bir futbol takımının istenilen ve beklenilen yerde olamadığını tartıştık. Ve eskiler deyince de, anılara daldık ve Efsane Başkan Kazım Gül’den geçmişteki o güzel anıları dinledik.

Kazım Gül, Kemer’li ama gönülden her şeyini Kemer’e verebilecek kadar bir Kemer’li.. Kemer’de turizm gelmeden önce de çeşitli işler yapmış, kendi marangoz atölyesinde yıllarca hizmet vermiş birisi. Paylaşmasını bilen birisi..
Turizmin Kemer’e gelmesi ile birlikte otel yatırımlarının Kemer’de çoğalması ile birlikte Rose Hotellerini Kemer’e kazandıran ve halen de bu otellerin sahibi.
Futbol’a da çok meraklı birisi olan Kazım Gül, yıllarca Kemerspor’da yöneticilik yaparken, sonrasında da Başkan olarak görev almış. 1994-1998 yıllarında fırtına gibi esen takımın da Efsane başkanı O…
Rose Residence Beach Hotel’de kendisi ile randevulaşıp bir araya geliyoruz Kazım Gül’le. Çok sıcakkanlı bir kişi olan Kazım Gül ile eskilere dalmak için kendimi zor tutuyorum adeta. Ofisine geçiyoruz, kameramı hazırlıyorum ve fotoğraf makinemi çıkarıp sorularımı sormaya başlıyorum. Dile kolay yıllar öncesine döneceğiz ve o günlere döneceğiz.

Kemerspor’da başkan olmak çok güzel bir duyguydu.
Hemen sorularıma geçiyorum ve Efsane Başkana sorularımı yönetiyorum. “O dönemlerde başkanlık yaptınız, nasıl bir duygudur bu?” diye ve Başkan hemen başlıyor anlatmaya…
“ Başkanlık aslında çok güzel bir duygu. Kemerspor’da başkanlık yapma şerefine ulaştık ve bu güzel duyguyu tattık. O dönemler de 1. Ligin kapısından döndük.
Play-Off oynayarak finalde katılıp 1. Lig kapısından döndük. Biz kulübü 1994 yılında 3. Ligdeyken aldık ve 3.lig de şampiyon olduk. 2.lige çıktık ancak bu ligde oldukça zorlu günler geçirdik. Bu dönemlerde de maddi manevi çok anlılarımız oldu.”
Ve anılar diyorum. Kazım Başkan başlıyor anlatmaya. Hangisini anlatsın az biz aman değil ki, koca 4 yıl ve bir sürü anı var. Hemen aklına ilk gelenleri bizler ile paylaşıyor.
“O kadar çok anı varki, hangisini anlatsam. Hüseyin Şahin, o dönemin Kırkpınar ağası. O dönem bizlere Haziran’ın 26 sına 200 milyonluk bir çek vermişti.
Bu hiç unutamadığımız anılarımızdan bir tanesi. Mesela O dönem arsamı sattım ve transferler yaptık. Ispartaspor’dan santrafor Ercan’ı aldık.
O dönem gol kralı oldu. Yine şevki de Ercan ile birlikte 3.ligden 2.lige çıktığımızda oynayamaz dediğimiz Şevki’de Ercan’la beraber gol kralı oldu. Zaman geldi tecrübeli diye transfer ettiğimiz tecrübeli oyunculardan randıman alamadık.
Yine bu arada 3.ligde başarılı olan alt yapıdan gelen oyuncularımız bizlere çok faydalı odular. Futbolda bir gerçek var. Belli bir yaştan sonra futbolcu verim veremiyor.Bunu da gördük.”
Hatıralar anlatmakla biter mi? Tabii ki bitmez. Yine 1994-95 yılına gidiyoruz. Başkanın unutmadığı en önemli anı ise, Eskişehirspor’un ö dönem Kemer’de, Kemerpsor’a ilk yenilgisini farklı bir şekilde tattırması oluyor.Başkan yine o günleri bakın bize nasıl anlatıyor…
“ 2.ligde ilk yılımız 1994-95 yılıydı. O sezon kendi sahamızda sadece Eskişehirspor’a yenildi. Bu benim hiç unutamadığım anıların başında geliyor.
Mehmet Akdülger Hocamın nezaretinde Eskişehirspor’a 5-2 gibi farklı yenilgi aldık. Eskişehir’den muhteşem bir kalabalık seyirci gelmişti. Sahanın şu andaki tribünlerinin yarsı yoktu. O gün çok kalabalık diye arabamı çizmesinler diye Aspava’nın ilerisine koymuştum.
Ormanın 100 mt. ilerisindeydi. Arabaya giderken suç işlemiş gibi kendimi hissettim ve arkama bakamadım. Bu ilk yenilgimizde ve çok kötü bir şeydi.
Arabanın kapısını açtım ve geriye döndüm. Bakan var mı diye çok şükür kimse yoktu. Bu sezon çok iyi bir sezon geçirdik. Hiç unutmuyorum.”

Adanaspor’u kendi sahasında 3-1 yendik, ayakta alkışlandık…
Kemerspor’da başkanlık yapan Kazım Gül’ün en parlak dönemlerinden birisi ise Kemerspor’un 1.lig in kapısından döndüğü 1995-96 yılı sezonu.
Fırtına gibi esen Mavi-Yeşilli ekip Adana’yı kendi sahasında 3-1 yenerken adını Playy-off2lara yazdırıyordu. 3 maç ve sonrasında da 1.lig. Ecet bu hedefle Ankara’ya giden Kemerpsor’un Finalde Zeytinburnuspor’a yenilmesiyle büyük bir üzüntü yaşanıyordu.
İşte o yıllar, Başkan Kazım Gül’ün anlatımı ile şöyle…
“ 1995-96 yılı çok başarılı bir sezonumuz oldu. Adanaspor iki puan arkamızdaydı. Play-Off’a gidiyoruz. Play-Off yeni uygumaydı. Bir sene önce de Antalyaspor çıkmıştı. Adana’da Adanaspor ile karşılaşıyoruz ve 3-0 önde maçı götürüyoruz. 73. Dakikada Adanaspor bir gol attı ve maç 3-1 e geldi. Adana’da Adanaspor seyircisi Adanaspor’u yuhaladı.
3-0 dan sonra Adanaspor taraftarı bizi destekliyordu. Bunu anlatırken hala tüylerim ürperiyor. Maç sonrası Onbaşılar diye bilinen restaurantta yemek yemeğe gittik.
Onbaşılara giderken, Kemerspor’u gören Adana taraftarları yol boyunda bizi alkışladılar. Bundan daha büyük mutluluk olmaz. Ertesi gün Adana gazetelerinde “ Adana’yı Güneş Çarptı. Hayır güneş değil Türkiye’de haritada bilinmeyen Kemer çarptı” diye yazmıştı.
Daha sonra yükselme ligine gittik. O dönem 1.lige çok yaklaşmıştık. Esnafı gezdik para toplayalım dedik. Sağ olsunlar o dönem para vermek istemeyen ve ben dükkan sahibi değilim, tezgahtarım diyen dükkan sahipleri gördüm. 50 liraya, 5 liraya makbuz kestik.
O dönem 800 bin lira toplayabildik maalesef. Maalesef üzücü bunlar ama. Destek yok. Hala bu dönemde bunlar devam ediyor.
Tatil köylerini gezdik. O dönem 26 tatil köyü vardı Kemer’de. Tek tek onları gezdik.
Kaymakam Mehmet Emin Güneri, O dönem Belediye Başkanı Mustafa Gül. 150 milyon toplayabildik.
Simena tatil Köyünde 50, Palmiye 50 ve Calimara da 50 vermişti. Kemer’de bu işler para konusunda çok zor. Genel müdürler vardı, futbolu şöyle severim böyle severim diye. Neticede paraya gelince ortada bir şey yok. “

Kemerspor en azından 3.lig de oynamalı…
Kemerspor’un yerinin kesinlikle 3.lig olduğunu vurgulayan efsane başkan Kazım Gül, 1.lige yükseldikçe masrafların çok arttığını söylüyor.
O dönem bunu sıkıntılarını çok yaşadıklarını belirten Kazım Gül, şu anda 1. Milyon euro değerinde satışa çıkarılan arsasını zamanında 3 milyara Kemerspor için sattığını söylerken, bununda pişmanlığını duymadığını belirtiyor.
“Kemerspor’un kesinlikle 3.ligde olması gerekir. 2.ligi kaldırmaz Kemer. Biz o sene 2.ligde kaldık.1.5 yıl da Mustafa Gül döneminde kaldı. Masraflar oldukça ağır oluyor.
Bizi bayağı zorladı. Çok yerimizden yurdumuzdan olduk. Ama pişman değilim. Başkanlık dönemimde bayağı yerlerim vardı çoğunu Kemerpsor için sattım.
Pişman mısın derseniz asla değilim. Hatta şunu diyeyim. Şu anda Anadolu Hastanesinin hemen yanında bir parsel var. O zaman orayı 3 Milyar 250 milyona sattım. Şu anda oraya 1 milyon Euro istiyorlar. Farkı anlayın işte. Yanlış bir şey yaptım diyemem.
Yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim. Olması gereken neyse onu yaptım. Kulüp başkanıysanız cebinizden harcamadan başkanlık yapamazsınız. Şu anda da aynı şeyler geçerli. Bu arada Tekirova Belediyespor’u kutluyorum. Başkan Yusuf Uras’ı kutluyorum. Buraya kadar çıkmak ve başarılı olmak zor iş.”

İlhan Cavcav’ı örnek aldık!
Peki o dönem Kemerspor’da kimler oynadı. Bizim aklımıza gelen ilk gelen isim Yusuf oluyor. Biliyorsunuz Yusuf o dönem Kemerpsor’da forma giymiş daha sonra Denizlispor’a satılmıştı. Halen Beşiktaş forması giyen Yusuf’un dışında kimler vardı işte bize bunları Kazım başkan şöyle anlatıyor…
“ 1.lige sattığımız futbolcular var. O dönem Ali Çakır vardı. Onu Gençlerbirliği’ne satmıştık.Mehmet Tabak vardı. Zeytinburnuspor’a sattık. Bayram’ı Diyarbakırspor’a sattık. Vanspor 1.ligdeyken Muhsin’i oraya verdik. Candan’ı Elazığspor’a verdik ama parasını alamadık. Şu anda Beşiktaş’ta olan Yusuf’u Denizlispor’a verdik.
O dönem Antalya’ya verilim dedik. Antalya kabul etmedi ve Kona ve Kuşe’yi aldığından Yusuf’u almadı. Antalya’ya daha ucuza verecektik ama istemediler. Çıra dibine kör yanar. Antalya bizi her zaman baltalamaya çalıştı.
Şimdi hala diyorlar ki, Kemer Antalyaspor’un alt yapısı olsun. Bu maalesef olmaz. Çünkü biz çok uğraştık ama olmadı. Biz Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav’ı örnek aldık. Kulüpler ticarethane olması lazım. Yetiştirip satması lazım.
Hazır al. Hazıra dağlar dayanmaz. Bizim 500 milyona alıp da 17 milyara sattığımız oyuncular oldu. Biz futbolcuları satarak, transferden elde ettiğimiz paralar ile ayakta durabildik.
Adını taşıyan tesisi Kemerpsor’a kazandırdı
Kazım Gül’ün kendi adını taşıdığı stadın yanında Kemerspor tesisleri var. Burasını da Kemerspor’a kazandıran Kazım Gül, bu tesisin 1. Lig yolunda Kemerspor’a büyük katkılarının olduğunu söylüyor bizlere.
“ Tarihini hatırlamadığım yılarda Antalyaspor 1. Ligde değildi. Ya 2. Ya da 3.ligde olabilir. Lara’da kaldığı bir pansiyonda çıkarıldığını radyodan öğrendim.
Parasını ödeyemediği için. Antalyaspor kovuldu diye bir haber çıkmıştı. Bu haber beni çok etkiledi. Kulüp başkanı olduktan sonra da ilk işim Kemerpsor’a bir tesis kazandırmak oldu. Çıktığımız yıl Nizam Pansiyonu kiraladık.
Hem orda Nizam Pansiyonda kaldık ve lige devam ettik. 1994-95 sezonunu orada bitirdik. 1995-96 yılında da kendi tesisimizde devam ettirdik. O dönem Play-Off’a Ankara’ya gitmemizde de çok büyük rolü oldu. Kendi binanız var.
Takımı burada kampa alıyorduk. Kampında neye faydası oluyordu. Önemli maçlarda takımı kampa alıyorduk bu tesite. Dışarıya çıkmayı yasaklıyorduk.
Muhakkak bir nöbetçimiz olurdu. Futbolcuların bara, discoya gitmelerini önlerdik. Başarının da sebeplerinden bir tanesi buydu. Şimdi bakıyorsunuz 1.ligde dahi birçok takım kampa alnmıyor. Ondan sonrada başarısızlık ortaya çıkıyor.
Futbolcunun gece hayatı düzenli olmazsa sakatlıklar da eksik olmaz. U anda Fenerbehçe’de, Galatasaray’da ve Fenerbahçe’de bunlar yaşanıyor. Niye bu sıklıkta Kayseri’de yada Bursa’da yaşanmıyor.
Çünkü onlar benim bahsettiğim bunları yerine getiriyorlar.Kendi tesislerimizde toplantılarımız yapıyorduk, yemekhanemiz var, futbolcularımızda bir arada kalıyorlardı.Başkanlık dönemimde benim birde başka bir prensibim vardı.
Ben toplantılara Teknik Direktörümü de çağırırdım. Genelde hocayla beraber toplantılar yapardık.
Devamlı takımla yatar , takımla kalkardık. Takımın hocasına,yönetim kuruluna ve başkanına güvenmesi lazımdı ve biz bunu sağlamıştık. Bu arada eve gidemediğim çok günler oldu. Az daha Kemerspor yüzünden eşim beni terk edecekti”
Tekrar başkan olamam, buna sağlığım el vermez!…
Peki tekrar başkan olmak ister misiniz? Diye soruyorum. Sağlığım buna elvermez diyen Kazım Gül, artık başkanlık dönemlerinin eskilerde kaldığını ve yeniden başkan olmak gibi bir niyetinin olmadığını söylüyor bize…
“Tekrar başkan olamam. Buna sağlığım el vermez. Zaten kulüp başkanlığını ben sağlığım nedeniyle bıraktım. 3 sene önce by-pass oldum.
Çünkü futbol çok heyecanlı bir olay. Ben çok farklıyım. Mesela biz 3.lig de maç yapıyoruz. Takım yenik. Şeref tribününde oturuluyor.
Millet sohbet ediyor. 2-0 yenikiz. Ben orda kabullenemedim. Yanımda birkaç belediye başkanı falan var. Kalkmayı düşündüm.
Düşünün ben o yenik takımın başkanı olarak gülersem, futbolcu beni gördüğü zaman oynamaz.
Berabare kaldığımız maçtan sonra futbolcuların şakalaşıp stat dışına çıkanlara ceza verirdim. Şimdi bakıyorum da nelerle karşılaşıyorsunuz. Bir defa futbolcu yönetimin ne kadar ciddi olduğunu görmesi lazım.”
Daha sonra eskilere bu kez resimler ile dalıyoruz. O dönem posterleri, gazete kupürlerini tek tek inceliyoruz. Bizleri eskilere götüren ve bir zamanlar Kemrpsor’u kısa da olsa bizlerle paylaşan Efsane Başkan Kazım Gül’e sizler adına teşekkür ediyorum. Kendisine bundan sonraki yaşamında uzun ömür ve başarı dolu günler diliyorum.
Antalya Burada - Habere Ulaşmanın Anlık Adresi
Antalya'nın Kumluca ilçesindeki trafik kazasında bir kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir makine mühendisi, kendini işyerinde elektrik kablosuyla tavana astı.
Antalya'da oturan karı kocanın öz kızlarına ve eve gelen iki kıza yaptıklarına mahkemedeki avukatlar bile dayanamadı.
Antalya'da akli dengesinin yerinde olmadığı öne sürülen 32 yaşındaki Erhan İlden, okula giden kız öğrencilere bıçakla saldırdı.
Antalya'da etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, hayatı olumsuz etkiliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Şubat ayı Olağan Meclis toplantısı yapıldı. Meclis toplantı arasında Akaydın gazetecilerin sorularını yanıtladı.Başkan Akaydın, Menderes Türel'in "Kaldırım belediyecisi" sözüne tepki gösterdi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'ın, Meclis'ten işçi ve müteahhit alacaklarını ödemek için 80 milyon lira borçlanma yetkisi istemesi, tartışmalara neden oldu.
Antalya'da, fırtına nedeniyle Büyükşehir Belediyesi sınırlarındaki ilk ve orta dereceli okullarda eğitime ara verildi.
Antalya'da yayımlanan gazetelerin bazı haber başlıkları şöyle:
Antalya'nın Kemer İlçesi'den düğün alışverişi için ailesiyle Antalya'ya giden 21 yaşındaki Betül Çeviktaş yönetimindeki cipe, 42 yaşındaki Niyazi Yiğit Tavas yönetimindeki otomobil çarptı.
Antalya'nın Alanya ilçesinde, önceki gün evinden çıkan ve geri dönmeyen Seyit Gazi Dağıstanlı'nın cesedi denizde bulundu.
Antalya'da nişanlısı Irmak Ecem Özpolat'ın annesi Hatice Özpolat'ın doğum günü partisinden dönen Avukat Emin Murodova'nın (25) kullandığı otomobil aşırı hız ve dikkatsizlik sonucu elektrik direğine çarptı.
Antalya'da 6 yıl önce 12 yaşındaki kız çocuğunu, sözleşmeyle satın alıp tecavüz etti.
Antalya'da 6 yıl önce 13 yaşındayken babası Osman Y. tarafından, inşaat malzemesi ticareti yapan 54 yaşındaki Yusuf A.'ya sözleşmeyle 5 bin lira karşılığında satılan ve bu kişinin tecavüzüne uğradığı belirtilen 19 yaşındaki E.Y.'nin yaşadıklarını ortaya çıkaran Hüseyin Avni Çöllü İlköğretim Okulu'nda görev yapan 31 yaşındaki 10 yıllık öğretmen ve evli olan Burçe Tuncel'e tebrik yağıyor.
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi'nde Türkiye'nin ilk yüz ve ikinci çift kol nakli ameliyatlarını gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan, "AK Parti'den adaylık teklifi aldınız mı" sorusuna, "Biraz işin boyutu değişti. Buna gülüyorum. Böyle bir durum yok. İşin magazin boyutuyla hiç ilgilenmek istemiyorum" karşılığını verdi.
Antalya Toprak Koruma Kurulu, Kırcami bölgesinin tarım dışı amaçla kullanılabileceğine karar verdi.
Ruhsat sorunu yaşayan Antalya Meltem Halk Pazarı'ndaki dükkanların yıkımı, polis ve zabıta nezaretinde başladı.
Türkiye'nin ilk "yüz naklini" gerçekleştiren ekip, Mecliste ilgi odağı oldu.
Antalya'da kayganlaşan yolda kontrolünü kaybeden TIR, karşı yönden gelen otomobile çarptı. Kazada araçta bulunan karı koca hayatını kaybetti.
Antalya'da sahibi olduğu gazinoda çalışan garsonların işe gelmediğini ve başka bir gazinoda işe başladığını öğrenen 42 yaşındaki Burhan Kandemir, yardımcısı Maşallah Erol ile birlikte rakip gazinoyu bastı.
Antalya'da bir çimento fabrikasında döküm işçisi olarak çalışan 46 yaşındaki Seyit Ahmet Yaldız, evinin yatak odasında kendisini tavana asarak intihar etti.
Antalya'da hızlı girdiği kavşakta kontrolden çıkarak devrilen otomobilin sürücüsü 36 yaşındaki Veysel Karagüllü ölürken, 2 kişi yaralandı.
Antalya'da bir genç, randevu verdiği kız arkadaşına pankartlı, konfetili, meşaleli evlilik teklifinde bulundu.
Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan basın mensuplarına yaptığı açıklamada, yüz nakli yapılan Uğur Acar'ın uyandırıldığını ve şu anda ağrıları olduğunu kaydetti. Özkan, Acar'ın elini kaldırarak baş parmağıyla iyi olduğunu işaret ettiğini belirtti.
Konya'nın Seydişehir İlçesi'ndeki 1 Nolu Aile Hekimliği'nde çalışan pratisyen hekim 52 yaşındaki Halil Coşar, ailesiyle birlikte hafta sonu tatilini geçirdiği Antalya'dan dönerken, Serik İlçesi'nde otomobilinin su kanalına yuvarlanması sonucu öldü.
Antalya-Burdur karayolu Çubukbeli mevkiinde cipin uçuruma yuvarlanması sonucu meydana gelen kazada, 3 kişi öldü, 1 kişi de yaralandı.
Antalya'da annesiyle yaşayan lise öğrencisi 16 yaşındaki E.A.'nın bir erkek arkadaşı, internet üzerinden görüntülü görüşme yaparken yarı çıplak fotoğrafını çekti ve bazı arkadaşlarıyla paylaştı.
Başbakanların ünlü ettiği bitkilere bu kez de Burdur Bucak salebi ekleneceğe benziyor. 



medya - ajans - production