Akaydın'a Mafya suçlaması 06-02-2010 - 00-00-00(06-02-2010 - 00-00-00)


Prof. Dr. Mustafa Akaydın Yönetimi’ndeki Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Ekdağ şirketi, şimdi de işini gücünü bırakıp mafyacılığa soyundu!

Hukuki yollardan bizi çıkaramayacağını anlayan Ekdağ yöneticileri, kapalı kapılar ardında yaptığı planlar sonucu, Düden Park içerisinde bulunan otoparkımızı üçüncü bir şahsa kiraya vermiş ve bizi bu şahıslarla karşı karşıya getirmiştir!

Antalya Otopark İşletmecileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı olduğunu söyleyen bir şahıs otoparkımıza gelerek, ’’Biz burayı Ekdağ’dan kiraladık ve sözleşme yaptık, artık bu otoparkı biz işleteceğiz, derhal buradan çıkın ve parkı terk edin!’’ demiş ve bizi tehdit ederek parktan zorla çıkartmaya çalışmıştır.

Burada amaçlanan bellidir. Buradaki amaç; klasikleşmiş ‘biri mezara, biri hapis’e’ oyununu oynayarak aradan sıyrılmak ve parkı yandaşlarına peşkeş çekmekten ibarettir!
 
Dayağı yiyen de, tartaklanan da bizdik!
 
Basına yansıyan, ‘Abdurrahman Bozdaş, altı adamıyla gelerek otoparkı bastı.’ haberi doğru değildir! Bir insan kendi otoparkını neden bassın? Bu olay, biz işimizin başındayken ve çalışırken uğradığımız planlı bir saldırıdan ibarettir.

Bir yıldır içinde olduğumuz ve tüm baskılara rağmen işletmeye çalıştığımız otoparkımız, hukuksuz bir şekilde üçüncü şahıslara kiraya verilmiş ve Ekdağ Yöneticilerinin planladığı kirli bir oyunla ekmeğimiz elimizden alınmaya çalışılmıştır!

Olay günü, otoparktaki elemanımızın saldırıya uğraması ve yardım istemesi üzerine tek başıma parka ulaştım ve polisi de ben çağırdım. Karakola intikal ettik ve kendilerinden davacı olduk.

Bu olayın yaşanacağını daha önceden biliyorduk ve bir gün önceden zaten suç duyurusunda da bulunmuştuk.

Biz Karakolda şikayetimizi yaparken, parka gelen müdürümüz sopa ve tornavida darbeleri ile darp edilmiştir.

Şikayetçi olduğumuz yeni işletmeci, Karakola ‘Çok Özel Harekat’çı’ arkadaşlarıyla gelerek ve iki yıl dağlarda savaştığını haykırarak tehditlerini burada da sürdürmüş ve Karakolu psikolojik baskı altına almaya çalışmıştır.

Karakol Amir’imizin ve personelinin profesyonel yaklaşımı, olayları yatıştırmak ve devamında gelişecek olayları engellemek için yaptığı ikili görüşmeler ve uzlaştırma çabaları, olayların daha fazla büyümesini engellemiştir.

Diğer yandan, Adli Tıp raporu almak için yola çıkmak üzere hazırlanırken ekip otosu içinde uğradığımız saldırı ise, kimin saldırgan olduğunu kimin olmadığını gayet iyi açıklamaktadır!

Demircikara Karakolu önünde ve park halindeki minibüsün içinde gelişen bu olay, otopark görevlimiz Mustafa Bulut’un yüzüne ve vücuduna aldığı ağır darbelerle son bulmuştur.

Çalışanımızın fotoğrafına bakan her vicdan sahibi, bir gazetemizde yer alan ‘Bu kez Bozdaş saldırdı’ haberinin ne kadar yanlış olduğunu ve kasıtlı bilgilendirme neticesinde oluştuğunu, gerçekleri yansıtmadığını kolayca anlayacaktır! Kısaca, ‘Bu kez de Bozdaş saldırmamıştır!’
 
Hukuken bizi çıkaramazlar! İşin içinde oyun var!
 
Tüm edimlerimizi yerine getirmiş olmamıza ve kiralarımızı ödemiş olmamıza rağmen (arzu edenlere makbuzlarını fakslayabilirim), halen mahkememiz devam ediyorken ve herhangi bir mahkeme kararı veya bir tahliye kararı da yokken, neden parkı bırakalım?

Mahkeme’nin almış olduğu ara tensip kararına, hem bize hem de Ekdağ’a yazılı olarak tebliğ etmiş olduğu ‘Yargılama süresinin uzayacağı göz önüne alınarak, kira ödemelerinin yapılmasına’ karar vermesine ve bu ödemeleri de yapmış olmamıza rağmen neden parkı bırakalım?

Lütfen, yakınınızda hukuktan anlayan birisi varsa sorun bakalım ne diyor?

Haklı sebeplere dayanmadan fesih edilen ve mahkemelik olan böyle bir işyerinde, içindeki kiracı mı yoksa yeni gelen kiracı mı haklıdır? Öncelik hakkı kimindir?

Madem Ekdağ haklıdır ve fesih gerçekleşmiştir o halde,  on aydır neden bizi çıkaramamıştır? Devletin kolluk kuvveti beni çıkartmaya muktedir olamamış mıdır?

Yapılan bu düzmece sözleşme hukuka aykırıdır ve bu işin Ekdağ Yönetimi için, Organize Şube’de biteceğini şimdiden görüyor ve Antalya adına gerçekten üzülüyorum.
 
‘Çok Özel’ parkçı!
 
Ayrıca bu yeni kiracı, Düden Park’ta yaşanan hukuksuzluğu ve yapılan onlarca kanunsuzluğu duymamış mıdır? 

Mağduriyeti alenen belli olan ve içinde kiracısı olan bu otoparkı ısrarla almak istemesinin sebebi nedir?

Neden içindeki kiracıyı çıkartın ve bana boş olarak teslim edin dememiştir?

Mağdurdan yana olmayı şeref meselesi sayması gereken Dernek Başkanı, olayın bu boyutlara geleceğini bile bile neden böyle bir oyunun parçası olmayı ve ‘minarenin kılıfı’ olmayı seçmiştir?

Madem elinde hukuki bir sözleşme varsa neden ‘’Özel Harekat’çıyım, Özel Harekat Müdürü Bülent Bey’in kardeşiyim, arkam sağlam’’ diyerek göz korkutma ihtiyacı duymuştur?

Bu otoparkta, bizim için kutsal bir devlet görevi olan kurumun ve yakın akrabasının adını kullanacak kadar değerli olan ne olabilir?

İşlettiği onlarca otoparkı varken, neden bu küçük otopark bu kadar ilgisini çekmektedir? Neyin bedeli ödenmekte ve devamında ne planlanmaktadır?

Daha birkaç ay önce, Antalya değnekçilerden kurtulmalı, otoparklarda eğitimli insanlar çalışmalı ve otoparkları maliyeye kayıtlı ehliyetli insanlar işletmeli diyen, Antalya Otopark İşletmecileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yöneticilerinin yaptıklarına ve düştükleri duruma bakın.

Ayrıca, Ekdağ Yöneticilerinin Devletin Kurumunu düşürdüğü şu duruma bakın!

Rahmetli Barış Manço’nun, ‘Biri yazar, biri bozar.

Keskin sirke, küpüne zarar.’ şarkısının sözleri belki de bu trajikomik durumu izah etmeye yarar!

Antalya halkına ve kamuoyuna (Üzülerek!) duyurulur.



 

"
Bize ilgili Haber yada Yorumdaki hata, istek ve şikatleri bildirebilirsiniz.
  • ibrahim sezen 06 08 2010 - 01:37

    Antalyanın; Antalyalıların seçtiği laik cumhuriyetçi demokratik Başkanı Geldiği günden bugüne bu tip olayların altından hep kendisi çıkıyor.Gerçi Akdeniz üniversitesindede aynı konular geçerdi ama orada mafya denmiyordu.Sınıf atlanılmış sanırım.

En Çok Okunan Haberler
E-posta Adresinizi Haber Listemize Ekleyin!